Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10854 E. 2025/8017 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10854
- Karar No
- 2025/8017
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3204 E., 2020/2652 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, temyiz isteminin reddi
I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/3204 Esas, 2020/2652 Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eylemin gündüz vakti gerçekleştiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanında, ikametinden hırsızlığın 09.03.2018 günü saat 18.30 ile 26.03.2018 günü saat 22.00 arasında gerçekleştiğini beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, bahse konu eylemi saat 06.00 sıralarında gerçekleştirdiğini belirttiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, 09.03.2018 ve 26.03.2018 tarihleri arasındaki (26.03.2018 tarihi dahil olmak üzere) tüm tarihlerde sanığın suçu işlediğini belirttiği saat olan 06.00 saatinin gece vaktine tekabül ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.