Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12339 E. 2025/9767 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12339
Karar No
2025/9767
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1298 E., 2021/1353 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I.Sanık hakkında iş yeri dokulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2021/1298 Esas, 2021/1353 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; olay yerinde elde edilen parmak izlerinin sanıkla eşleşmediğine, MOBESE görüntülerinin net olmadığına, 06.03.2018 tarihli bilirkişi raporunun da sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak bir yorum yapılamadığı ve görüntülerin net olmamasından dolayı hükme esas alınamayacağının belirildiğine, tanık olarak dinlenen ve soruşturma aşamasında ifadesi alınan ...'nın kesin olmayacak bir biçimde sanığın suçta kullanılan aracı almış olabileceğini beyan ettiğine, sanığın olay yeri civarında görülen araçla ilgili olarak bir iki saatliğine araca bindiğine, hükme esas teşkil eden tek delilin tanık beyanı olmasına rağmen tanığın dinlenildiği celsede sanığın açıkça tanığı sorgulamaktan feragat ettiğini belirtmediğine, tanık dinlenirken, sanık müdafiinin duruşma salonunda hazır bulunmadığına, bu suretle savunma makamına tanığa soru sorma hakkı tanınmayarak hukuka aykırı karar verildiğine, mahkûmiyete yetecek delil olmamasına rağmen şüpheden sanık yararlanır ilkesine riayet edilmedine, TCK'nın 62.maddesinin uygulanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 55237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınmasının gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 10.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12339, K. 2025/9767, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12339-e-2025-9767-k-0f7e1957b77c