Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20866 E. 2025/10412 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20866
- Karar No
- 2025/10412
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2424 E., 2018/2652 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafinin temyiz isteminin, tanık ...'ın sanıkların, suça konu çalıntı araçla bir ilgilerinin olmadığını beyan ettiğine, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-d, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii tayin edilip 15.03.2017 tarihli celsede savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, sanıkların da hazır bulunduğu 09.06.2017 tarihli celsede, sanıklar müdafii olduğunu beyan ederek duruşmaya kabul edilen müdafii huzurunda sanıklara iddianame ve ekleri okunup ayrıca diğer yasal hakları hatırlatılmadan yargılamaya devam olunarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.