Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/21290 E. 2025/3823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21290
Karar No
2025/3823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/580 E., 2017/699 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE :... SUÇLAR : Hakaret, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz ret, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyizi İstemi Özetle, bir kısım tanığın dinlenmediğine, olayda tanık delilinden başka delil bulunmadığına, sanık savunmalarının samimi olduğuna, söz konusu olayda mağdurenin okul koridorunda koştuğu sırada sanığa çarptığına, çarpmanın etkisiyle mağdurenin ağladığına, sanığın mağdureyi koltuk altlarından tutup kaldırdıktan sonra ağlamamasını söylediğine, mağdurenin bu çarpışmadan dolayı sanığa sinirlendiğine, zuhur ettiği iddia edilen olay ile şikayet tarihi arasında uzunca bir süre bulunduğuna, yirmi yedi yıllık devlet memuru olan sanığın beyanlarına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanmamasına dair gerekçenin doğru olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi ve lehine olan hususların göz önüne alınması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin şikayetçi Bakanlık vekiline 14.06.2017 günü yapılan tebligat usulüne uygun olup eski hale getirme talebi de dosya içeriği nazara alındığında yerinde görülmediğinden, şikayetçi Bakanlık vekilinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde düzenlenip tebliğden işlemeye başlayan yedi günlük kanuni süresinden sonra sunduğu 28.06.2017 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Hakaret Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık Zehra'nın ifadesi, idari tahkikat dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, olay günü mağdureyi cinsel amaçla kucaklayıp yaklaşık on saniye boyunca sarılması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili şekilde gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e maddesinde düzenlenen cinsel istismarın hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması kavramı ile failin, yazılı veya sözlü bir hizmet akdine dayanarak mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma, ücret gibi sosyal haklarını belirleme şeklinde yetkilere sahip olup bunun verdiği nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi gerektiği, mağdurenin eğitimine devam ettiği okulda hizmetli olarak çalışan sanığın, mağdureye yönelik gerçekleştirdiği eylemde mağdure ile sanık arasında hiyerarşik bir ilişkinin olmadığı ve sanığın mağdure üzerinde kamu görevinin sağladığı bir nüfuzunun da bulunmadığı gözetilmeden, hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e maddesi uyarınca arttırılması suretiyle fazla tayini karşısında, Söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi ve Sanık Müdafiinin Hakaret Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi ile hakaret suçundan verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/21290, K. 2025/3823, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-21290-e-2025-3823-k-acc9dc595b64