Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10781 E. 2025/7479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10781
- Karar No
- 2025/7479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1569 E., 2020/1412 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (Beraat kararı verilmek suretiyle) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2-4. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasına, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararının verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin "dosya kapsamındaki deliller itibariyle, sanığın mahkûmiyetine dair yerel mahkeme kararının onanması gerekirken mahkûmiyet hükümlerinin ortadan kaldırılarak sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.