Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10747 E. 2025/7481 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10747
- Karar No
- 2025/7481
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/147 E., 2021/3 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yağma suçundan beraat kararının verildiği, O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılması sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b, 145/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin " taksinin çıkışının ve olayın olduğu ve şikâyetçinin taksiden indiği ve polis çağırdığı mahaldeki kamera kayıtlarının alınması gerektiğine, polis tutanakları ile şikâyetçi ifadeleri birbirinden tamamen çelişkili olduğuna, ifadeye katılan tercümanların resmi tercüman olup olmadıklarının belli olmadığına ve tutanakların usûlüne uygun tutulmadığına, şikâyetçi ve eşi olan tanık tarafından usûlüne uygun yapılmış bir teşhis tutanağı bulunmadığı gibi, beyanlarındaki teşhisin de usûlüne uygun yapılmadığına, sanığın o gün şikâyetçileri aracına almadığı gibi böyle bir olayın da yaşanmadığına, genel geçer kabullerle sanığa suç yüklendiğine, sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında; şikâyetçi ve objektif tanık niteliği bulunmayan şikâyetçinin eşinin beyanları dışında, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Suç tarihinden saat 17.00 sıralarında sanığın şoförlüğünü yaptığı 34 TBN ... plaka sayılı ticari taksiyle ... Otobüs duraklarının olduğu mahalde bulunan bu durağın cep kısmına geldiği, mahalde kamera olmadığını bilen sanığın burada durarak turistlerden yolcu beklemeye başladığı; Şikâyetçi ve tanığın ise Taksim'e gitmek istedikleri için söz konusu mahale geldikleri ve sanığın aracına bindikleri; Sanığın hareket etmeden önce şikâyetçiden parayı istediği, şikâyetçinin 20,00 TL vermesi üzerine parayı eski bulan sanığın başka para istediği, bu kere şikâyetçinin çantasından 3.000,00 TL para çıkardığı, sanığın şikâyetçinin elinden paraları aldığı ve şoför koltuğunun yan tarafına koyarak geri vermediği, şikâyetçinin paralarını istemesi üzerine sanığın 1.000,00 TL'yi alarak 2.000,00 TL'yi çıkarıp geri verdiği, şikâyetçinin ısrar etmesi üzerine bir miktar daha para verdiği, ancak şikâyetçinin taksi ücretinin fazlası olan parayı geri istediğinde kendilerini araçtan indirdiği, araç ile birlikte mahalden hızlıca kaçtığı, şikâyetçinin durumu polise bildirmesi üzerine yapılan araştırmalarda aracın ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde görüldüğü, aracın durdurularak şikâyetçiye sanık gösterildiğinde parasını alan şahıs olarak sanığı gösterdiği, bu sırada sanığın şikâyetçiye doğru hareketlenerek hakarette bulunup şikâyetçiye etkili eylemde bulunmaya çalıştığı, sanığın kolluğa direnmesi üzerine kademeli olarak zor kullanılarak sanığın muhafaza altına alındığı; müşteki ve tanığın istikrarlı ve ayrıntılı beyanlarından 26.06.2019 tarihli ayrıntılı olay tutanağından ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından; Sanığın mahkûmiyet kararının onanması gerektiği görüşüyle, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulmasına ilişkin Sayın Çoğunluk görüşüne katılmıyorum.