Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10443 E. 2025/1353 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10443
- Karar No
- 2025/1353
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1667 E., 2020/2018 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun vasfının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, hırsızlık kastı bulunmadığına, orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğuna ve zararın tamamen giderildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan suça konu otomobilin kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının suça konu otomobil alınırken mevcut olmasının gerektiği; dava konusu olayda, olay gecesi şikâyetçi ... ile aynı evde bulunan sanığın, aldığı alkol nedeni ile rahatsızlanması üzerine şikâyetçiye haber vermeden sehpa üzerindeki kontak anahtarla aracı çalıştırmak sureti ile götürdüğü ve kısa bir süre sonra bu araçla kaza yaptığının anlaşılması karşısında, şikâyete ve uzlaşmaya tabi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde tanımlanan kullanma hırsızlığı suçunun oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Kanun'un öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, bu konudaki gerekçenin suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması, emsal olaylar ile genel uygulama dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1. maddesine uygun olarak işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı cezaya hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda belirlenecek temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması mümkün ise de, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi gözetilmeden ve ''suç sebepleri ve saikleri, sanığın geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışları göz önüne alınarak'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.