Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10327 E. 2024/11140 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10327
- Karar No
- 2024/11140
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3006 E., 2020/1269 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen ek karara yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.02.2021 tarihli ve 2018/3006 Esas, 2020/1269 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz isteminin reddine dair 10.02.2021 tarihli ve 2018/3006 Esas, 2020/1269 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz nedenlerinin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA, 2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve şikâyet yokluğunun gözetilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.