Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9208 E. 2023/2908 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9208
- Karar No
- 2023/2908
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/36 Esas, 2016/506 Karar SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2016 tarihli ve 2016/186 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçi ...'nın cep telefonunu konuşma bahanesiyle aldıktan sonra geri vermemesi şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sırasıyla 141/1, 168/1, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/36 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 168/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 6.300,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2021 tarihli ve 2016/366102 numaralı tebliğnamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesine uyan eyleminin uzlaşmaya tabi olması sebebiyle bozma görüşüyle Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 13.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde, kararın temyiz edilmesini talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihi olan 07.01.2016’da daha önce bir kez gördüğü şikâyetçi ...’yı yolda gören sanığın konuşmak için 300,00 TL. değerindeki cep telefonunu istediği, şikâyetçinin telefonu vermesi üzerine beş dakika sonra geleceğini söylediği; ancak geri dönmediği, durumun polis ekiplerine bildirilmesi üzerine 09.01.2016’da yakalandığı ve yakalandığında suça konu telefonu rızaen teslim ettiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalarda suça konu cep telefonunu on beş dakika konuştuktan sonra şikâyetçiye vermek istediğini; ancak kendisini bulamadığı için veremediğini savunmuştur. 09.01.2016 tarihli Teşhis, Değer Tespit ve Teslim Tutanağı ile aynı tarihli Olay, Araştırma, Tespit, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Görüşü Yönünden Tebliğnamede her ne kadar sanığın 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesine uyan eyleminin uzlaşmaya tabi olması sebebiyle bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 141/1 ve 143. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı görüşü ile bu hususta tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden 1- Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki 07.01.2016 tarihli ifadesinde sanığın olay tarihinde saat 21.30 sıralarında kendisinden suça konu cep telefonunu konuşmak için istemesi üzerine verdiğini ve sanığın da 10.01.2016 tarihli sorgusunda şikâyetçiden cep telefonunu saat 20.30 ile 21.00 sıralarında istediğini beyan ettiği ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin 16.33 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-e maddesine göre gecenin 17.33’te başlayıp, 05.44’te sona erdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2' den fazla olması gerektiğinin dikkate alınmaması, 3- Kabule göre, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sebepleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/36 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.