Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20601 E. 2024/12173 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20601
- Karar No
- 2024/12173
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3172 E., 2019/463 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli kararıyla, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-a-h, 53, 58, 63. maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezasına hükmedilmesinin akabinde, hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi sonucunda, ilk derece mahkemesi hükmünün bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda kaldırılarak aynı Kanun'un 142/2-a, 53, 58, 63. maddeleri gereği sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi nedeniyle verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "ikrarı göz önüne alındığında takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlıktan indirim yapılması gerektiğine" ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "kurulan hükümde etkin pişmanlıktan uygulama yapılması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a-h meddesi yerine, aynı Kanun'un 142/2-a maddesi olarak yazılması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği bu hususun aynı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından ''...cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.