Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19456 E. 2024/12667 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19456
Karar No
2024/12667
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1773 E., 2018/2081 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I) Sanığın, hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükümlerin, 04.10.2018 tarihinde usûlüne uygun olarak sanık müdafiine tebliğ edildiği ve sanık müdafii tarafından da 09.10.2018 tarihinde temyiz edildiği, Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği hâlde, 31.10.2018 tarihinde sanığa cezaevinde yapılan tebligatın temyiz süresini başlatmayacağı nazara alınarak; usûlüne uygun şekilde sanık müdafiine 04.10.2018 tarihinde tebliğ edilen kararı 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde öngörülen yasal 15 günlük süreden sonra 06.11.2018 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanun’un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Sanık müdafiinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, tek fiil olmasına karşın birden fazla suçtan ceza verildiğine, somut olaylarda 5237 sayılı Kanun'un 145 ve 168. maddelerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, eylemlerde aslı fail sıfatı bulunmayan sanık hakkında orantısız ceza verildiğine ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında mükerrirliğe esas alınan ilâmda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve mükerrirliğe esas alınan Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/384 Esas, 2016/253 Karar sayılı ilâmı ile hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması hâlinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığa ait adli sicil kaydındaki Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/471 Esas, 2015/99 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3-a. maddeleri uyarınca verilmiş 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğu belirlenerek bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına ve yerine ''Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/471 Esas, 2015/99 Karar sayılı ilâmındaki kasten yaralama suçundan verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Babaeski Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19456, K. 2024/12667, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-19456-e-2024-12667-k-c140eec8fa9c