Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/18953 E. 2024/10197 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18953
Karar No
2024/10197
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2018/446 Esas, 2018/453 Karar sayılı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve 2016/72 Esas ve 2018/8 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sırasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4, 119/1-c, 151/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl 12 ay hapis ve 1 yıl 6 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda hüküm kurulduğuna, müvekkili sanığın olay tarihinde Denizli iline gitmediğine, HTS kayıtları incelendiğinde iddialarının doğruluğunun görüleceğine, üzerinde ele geçen imzalı, tedavülden kalkmış 50.000 TL parayı koleksiyonu için İzmir ilinden açıkta satış yapan bir şahıstan satın aldığını samimi bir şekilde beyan ettiğine, arabasında ele geçen maskenin motosiklet kullanırken kask altına takılan maske olduğuna, aracında ele geçen ayakkabıların işte kullandığı ayakkabılar olduğuna, olayla ilgili tanık ifadesi ya da farklı bir somut delil bulunmadığına, ihtimal üzerinden müvekkilinin mahkûmiyetine karar verildiğine, üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi bağlamında müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/18953, K. 2024/10197, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-18953-e-2024-10197-k-65442bfa02fa