Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7387 E. 2024/10201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7387
- Karar No
- 2024/10201
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin suçu kabul eden ve pişmanlığını açıkça belli eden beyanlarda bulunduğuna, zararı ödemek isteyip müştekinin mağduriyetini giderebileceğini belirttiğine, bu nedenle cezanın alt sınıra yaklaşılarak verilmesi gerektiğine, dosya kapsamında yalnızca kamera kaydı görüntüleri olup, bu görüntülerinden başkaca bir delil bulunmadığına, sanık tutuklu yargılandığından her ne kadar zararı karşılamak istese de miktarın çokluğu ve çalışma imkanı olmadığından karşılayamadığına, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığına, kaçma şüphesinin varlığından söz edebilmek için yalın bir şüphenin yeterli olmayıp, bunun bir takım somut olgulara dayanması gerektiğine, yerel mahkemece müvekkilinin kovuşturma aşamasındaki pişmanlığı ve iyi hali dikkate alınmaksızın haksız ve hukuka aykırı şekilde hüküm tesis edildiğine, müvekkili sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62/1 hükmünün uygulanmadığına, zira sanığın yargılama süresince suçunu ikrar edip, özür dileyip, pişmanlığını açıkça belirttiğine verilen kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu kanaati ile bozulmasını talep ettiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.