Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/18580 E. 2024/10752 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18580
- Karar No
- 2024/10752
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/184 E., 2018/199 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2017 tarihli ve 2016/756 Esas, 2017/163 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/1352 Esas, 2017/1237 Karar sayılı kararı ile; "sanıklar müdafiilerinin lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca taktiri indirim hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği halde atılı suçlardan karar verilirken bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği; sanıklar hakkında açılan kamu davası ile ayrı tarihlerdeki eylemleri tek suç kabul edilerek TCK'nın 43. maddesinin uygulanması talep edildiği halde iki ayrı suç kabul edilerek hüküm kurulduğu, suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da kararda gösterilmeden, 23/08/2016 tarihli eylemleri ile ilgili olarak hırsızlık suçundan TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini edildiği, TCK'nun 142/2-h maddesi uyarınca alt hadden temel cezanın belirlenmesi karşısında, TCK'nun 35.maddesi uyarınca teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre" verilecek cezanın 1/4 ile 3/4 arasında indirim oranının belirlenmesi gerekirken, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en alt oranda indirim yapıldığı" gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, uygulama hatalarına ilişkin olan bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/1352 Esas, 2017/1237 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/672 Esas, 2017/1013 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye değişik gerekçeye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.