Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/13348 E. 2023/8764 K. – Mala Zarar Verme

Konu: Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13348
Karar No
2023/8764
Karar Tarihi
Konu
Mala Zarar Verme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/579 E., 2016/158 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2015 tarihli ve 2015/480 Esas No.lu iddianamesiyle sanığın, katılanın evinin camını kırması nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 53, 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/579 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/1. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, cezamı temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY ve OLGULAR 1.Olay günü sanığın, aracını katılanın evinin önüne park etmesi nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışma sonucunda sanığın taşlar ve metal yağ kutusunu katılanın evinin camına atarak camlarını kırdığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiş, katılanın aşamalarda beyanı alındığı tespit edilmiştir. 3.Olay Tutanağı ve Görgü Tespit, Muhafaza Altına Alma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan sebeplere yönelik temyiz istemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 2. Sanığın kovuşturma aşamasındaki "ben ev sahibinin oğlu Uğur'a 250,00 TL para verdim, camları yaptırıp yaptırmadığını bilmiyorum" şeklindeki beyanı karşısında, parayı verdiğini söylediği kişiye zararın karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmış ise ne zaman karşılandığı sorulup tespit yapıldıktan sonra sonuca göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan aynı Kanun'un 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Seçenek yaptırım içeren mala zarar verme suçunda hapis cezasının tercih edilmesi halinde artık bu cezanın adlî para cezasına çevrilemeyeceğine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın adlî para cezası olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 6.Sanığın adlî sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Emirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.07.2012 tarihli ve 2012/369 Esas, 2013/131 Karar sayılı ilâmıyla kasten yaralama suçundan tayin olunan adlî para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/579 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/13348, K. 2023/8764, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-13348-e-2023-8764-k-3e3efdc63329