Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11858 E. 2023/9421 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11858
Karar No
2023/9421
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1251 E., 2016/858 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I.O Yer Cumhuriyet savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesi; O yer Cumhuriyet savcısının 14.06.2016 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen bir aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 01.08.2016 günü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II.Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesi; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanın 19.04.2016 tarihli celsede kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlığa muvafakati bulunmadığını açıkça beyan etmiş olduğu dikkate alınarak, bakiye zararın sanıklar tarafından kovuşturma aşamasında giderilmesi sonrasında katılana yeniden soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğine yönelik tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, sanıkların iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu iştirak halinde birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmasına rağmen sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30/03/2010 tarihli ve 2009/407 Esas, 2010/141 Karar sayılı ilâmındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince uyarlanması sonucu "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesi uyarınca "Davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıklara yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında mahkemece sanıkları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ve sanıkların sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise payları oranında sanıklara yükletilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, 2. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken suç adının konut dokunulmazlığının ihl'ali, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4. maddeleri olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 saylı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4. maddeleri olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine yönelik ilgili yerler çıkartılarak yerine, "Bu dosya için yapılan 6 tebligat gideri 60.00 TL, keşif ücreti 185,50 TL olmak üzere toplam 245,50 TL yargılama giderinin sanıklardan, sarfına neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise payları oranında alınarak Hazineye gelir kaydına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın suç nedeniyle uğradığı zarar kovuşturma aşamasında giderilmiş olmasına rağmen sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/11858, K. 2023/9421, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-11858-e-2023-9421-k-ffc98d7aa386