Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/10130 E. 2023/9443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10130
Karar No
2023/9443
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/386 E., 2016/488 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ..., SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adlî sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla 07.05.2014, 08.05.2014 ve 09.05.2014 olan suç tarihlerinin, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi 2. cümlesiyle getirilen değişiklik tarihinden önce olduğu da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan aynı Kanun'un 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu gözetilerek, sanık hakkında üzerine atılı her bir suç için ayrı ayrı aynı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun ve aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suratiyle tamamen giderilmesi” nesnel (objektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmasına rağmen bu suçu işlemesi nedeniyle şartları bulunmadığından” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile üzerine atılı suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. Şikâyetçiler ...'ün ve ...'nin zararlarının giderildiğinden bahisle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uygulanmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2013 ... ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanığın suça konu eşyaları sattığı üçüncü kişilerin zararını giderdiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi de bulunmaması karşısında, sanık hakkında şikâyetçiler ...'e ve ...'ye karşı işlediği hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde, suça konu eşyaların satıldığı üçüncü kişilerin zararının giderilip giderilmediği araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. (2) nolu bozma nedenine göre, üçüncü şahısların zararının giderildiğinin tespiti halinde, hem şikâyetçilerin, hem de suça konu eşyaları satın ... üçüncü kişilerin zararının hangi aşamada giderildiği araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1 veya 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4. Sanığa ait adlî sicil kaydına, UYAP kayıtlarına ve temyize konu dosya kapsamına göre, sanığın benzer nitelikli çok sayıda suç işlediğinin ve derdest dosyalarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; "sanığın geçmişteki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sabıka kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, geçmişteki hali, suç işleme konusundaki eğilimleri bakımından mahkememizde olumlu kanı oluştuğundan" şeklindeki dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında tayin olunan cezaların ertelenmesine karar verilmesi, 5. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın şikâyetçi ...'a yönelik eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6. Kabule göre de; a. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a karşı işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen sanık hakkında adlî para cezasına hükmedilmemesi, b. Sanık hakkında şikâyetçiler ...'e, ...'a ve ...'ye karşı işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, katılan ...'ye karşı işlediği konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, şikâyetçi ...'a karşı işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/10130, K. 2023/9443, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-10130-e-2023-9443-k-13f4eede2cf2