Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/10397 E. 2021/7939 K.
Konu: Hırsızlık, Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10397
- Karar No
- 2021/7939
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mühür bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında düzenlenen 31.03.2015 tarihli iddianame ile müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, gerekçenin de anılan müştekiye yönelik hırsızlık suçuna yönelik olduğu; ancak hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararda sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra mühür bozma suçundan da hüküm kurulduğu ve anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında mühür bozma suçundan dava açılmadığı halde 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak kurulan hüküm ile ilgili anılan hukuka aykırılığın itiraz mercince değerlendirilebileceği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı Kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık ve müdafiinin temyiz dilekçeleri itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için hükmün istem gibi incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/01/2013 tarihli ve 2012/460 Esas - 2013/9 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve koşulları gerçekleştiğinde CMK’nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle anılan mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağı ve suç tarihi itibariyle de adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.