Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/34408 E. 2010/31633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/34408
- Karar No
- 2010/31633
- Karar Tarihi
Yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'un 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1. maddeleri uyarınca 586 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 tarihli ve 2004/14 esas, 2007/32 sayılı kararının infazı sırasında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 20.02.2008 tarihli ve 2004/14 esas, 2007/32 sayılı ek kararlarına yönelik itirazın reddine ilişkin ADIYAMAN 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2008 tarihli ve 2008/95 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.10.2010 gün ve 2010/11987-63321 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2010 gün ve 2010/270483 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde 1/2.maddesindeki "Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir.Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe Yasanın saptanıp uygulanması herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlüler hakkında kasten yaralama suçundan, ... Sulh
Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 günlü kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231.maddesi uyarınca mahkemece dosya üzerinde inceleme yapılarak, hükümlüler ... ve ... hakkında ayrı ayrı verilen 20.02.2008 tarihli ek kararlar ile kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK.'nın 231.maddesinin 6.fıkra (b) bendindeki koşulun oluşmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş, hükümlülerin itirazı üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin, kanun yararına bozma istemine konu 24.03.2008 gün, 2008/95 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
5728 sayılı yasanın geçici 1.maddesinin 2.fıkrası ile, "Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." hükmü getirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5728 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşip infaz edilmekte olan ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş mahkumiyet kararları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama yargılaması, hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.
... Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.02.2008 günlü ek kararlarında sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılmaması şeklindeki subjektif değerlendirmenin duruşmalı inceleme ile yapılması gerekirken, dosya üzerinde inceleme ile karar verilmesi karşısında, itiraz merciince itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmekle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 24.03.2008 gün ve 2008/95 D.İş
sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin, itiraz mercii tarafından yerine getirilmesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.