Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/2208 E. 2026/3994 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2208
- Karar No
- 2026/3994
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhine başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız icra takibine ilişkin olarak alacaklının icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; itirazın kaldırılması ve tahliyenin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız icra takibinde İİK'nun 269. maddesi hükmüne göre; borçlu itirazını ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, itiraz sebeplerini İİK’nun 62. madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur.
Somut olayda, örnek 13 nolu ödeme emrinin borçluya 01.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise 10.11.2021 tarihinde borca itiraz ettiği ve bu itirazın süresinde olmadığı anlaşılmakla, her ne kadar icra müdürlüğünce yerinde olmayan bir durdurma kararı verilmiş ise de süresinde olmayan bir borca itiraz nedeni ile itirazın kaldırılması yoluna başvurulmaması gerektiğinden alacaklının itirazın kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, İİK’nın 269/a maddesi; “Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlunun itirazı süresinde olmadığından artık alacaklı ihtar müddetinin bitiminden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden tahliye talep etmek zorunda olup borçluya ödeme emrinin 01.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının ise icra mahkemesinden tahliyeyi 06.04.2023 tarihinde talep ettiği görülmüştür.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, bahsi geçen süre geçtikten sonra tahliyenin talep edildiği gerekçesi ile tahliye talebinin de reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2025 tarih ve 2025/559 E. - 2025/953 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09.11.2023 tarih ve 2023/229 E. - 2023/614 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.