Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/971 E. 2026/5145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/971
- Karar No
- 2026/5145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/890 K. SUÇLAR : Müstehcen ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanma, çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli ve 2021/6-349 Esas, 2023/100 Karar, 26.12.2023 tarihli ve 2021/3-414 Esas, 2023/699 Karar ve 17.01.2024 tarihli ve 2023/6-8 Esas, 2024/13 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere katılan vekili tarafından 31.05.2025 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği "...sanık hakkında verilen kararın temyiz eder,kararın bozulmasına ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.." biçimdeki temyiz isteminin temyiz nedeni içermesi karşısında, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin 5271 sayılı CMK'nın 2 94... /1. maddeleri gereğince temyiz nedeni içermediğinden bahisle temyiz isteminin reddini isteyen 22.01.2026 tarihli Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen hakkında müstehcen ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanma suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezası ve 13.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine, çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 43/2-1, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl hapis cezası ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında müstehcenlik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; suça sürüklenen çocuğun, katılanın kendisine oral seks yaptığı sırada bilgisi dışında cep telefonu ile kayda aldığı görüntüleri tanıklara değişik zamanlarda izleterek ifşa ettiği iddiasına konu olayda, suça konu görüntülerin tespit edilememesi nedeniyle müstehcen nitelikte olup olmadığı belirlenemediğinden, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Çocukların Kullanıldığı Müstehcen Ürünlerin İçeriğini Çocukların Görmesini, Dinlemesini veya Okumasını Sağlama Suçuna Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur çocuğun kendisine oral seks yaptığı görüntüyü tanıklara izleterek ifşa etmesine konu olayda, suça konu görüntülerin tespit edilememesi nedeniyle objektif olarak müstehcen nitelikte olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de mağdur çocuğun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin oral seks görüntüsünün mağdur çocuğun özel hayatı kapsamında kalması ve suça sürüklenen çocuk tarafından tanıklara izletildiğinin tanık beyanları ile sabit olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin içeriğini çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlama suçundan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Ancak suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 5237 sayılı TCK'nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 7 yıl 12 ay olduğu ve Eylül 2013 - Kasım 2013 olan suç tarihinden itibaren 7 yıl 12 aylık kesintili zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce Kasım 2021 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 66/1-e, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Müstehcen Ürünlerin Üretiminde Çocukları, Temsili Çocuk Görüntülerini veya Çocuk Gibi Görünen Kişileri Kullanma Suçuna Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur çocuğun kendisine oral seks yaptığı görüntüyü katılanın bilgisi ve rızası dışında cep telefonu ile kayda almasına konu olayda, suça konu görüntülerin tespit edilememesi nedeniyle objektif olarak müstehcen nitelikte olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de mağdur çocuğun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin oral seks görüntüsünün mağdur çocuğun özel hayatı kapsamında kalması ve suça sürüklenen çocuk tarafından tanıklara izletildiğinin tanık beyanları ile sabit olması nedeniyle mağdur çocuğun özel yaşam alanına ilişkin görüntüsünü rızası dışında kaydettiği sabit olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. maddesindeki görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek müstehcen ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanma suçundan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.