Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3224 E. 2026/4826 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3224
Karar No
2026/4826
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2246 E., 2026/183 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200'üncü ve 201'inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341'inci, 362'nci ve 369'uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 29.01.2026 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 56.630,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 05.04.2018 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 12.636,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın 05.04.2018 tarilhi dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının "12.402,52 TL" ve vekalet ücretinin "4.888,30 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerine dayalı yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 16.09.2025 tarihli bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile "12.402,52 TL" maddi ve "160.000,00 TL" manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, maddi tazminat için ayrıca faiz belirlenmemesinde kararda çelişki oluşturulduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas, 2018/59 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.04.2017- 29.12.2017 tarihleri arasında 270 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maddi ve manevi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. Bölge Adliye Mahkemesince faiz başlangıç tarihinin, dava dilekçesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesi gereği dava tarihi olan 05.04.2018 tarihinden işletilmesine karar verilmesi karşısında hüküm kısmında "dava tarihi" yerine "gözaltı tarihi" olarak yazılması suretiyle çelişkiye mahal verilmesi,

2.Yargılama aşamasında kendisini vekaletnameli bir vekil ile temsil ettiren davacı yararına "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay bozma ilamı sonrası İstinaf Mahkemelerinin kanun yolu incelemesi olarak değil, hüküm mahkemesi olarak inceleme yaptığı " hususu ile 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139. maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 27.584,40 TL nispi vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,

3. 04/11/2025 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/4 maddesindeki, "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan yargılama neticesinde hüküm verilmesine göre davacı lehine 22.000,00 TL duruşma vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin belirlendiği kısımda yer alan "haksız göz altına alınma tarihi olan 05.04.2018" ibaresinin çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 05.04.2018" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının vekalet ücretinin belirlendiği bölümde yer alan "5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "27.584,40 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin fıkrasının devamına "Bozma kararı sonrasında duruşma açıldığından karar tarihindeki AAÜT'nin 2/4 hükmü gereğince 22.000,00 TL vekâlet ücretinin Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3224, K. 2026/4826, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3224-e-2026-4826-k-f839747a17d7