Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2967 E. 2026/4825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2967
- Karar No
- 2026/4825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/484 E., 2021/1262 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 110.000,00TL maddi ve 250.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.238,46TL maddi ve 43.600,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "10.238,46 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "7.946,65 TL" ibaresinin yazılması, aynı benddeki faiz başlangıç tarihine ilişkin olan "17/07/2016" ibaresinin çıkartılarak yerine "24/08/2016" ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "43.600,00 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "25.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davacının el konulan silahına ilişkin idari ve yargısal karar bulunmamakla bu husustaki dava dilekçesindeki talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/47745 soruşturma sayılı dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016-20.02.2017 tarihleri arasında 218 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 24.01.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştirilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kamu görevinden 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen davacının, maddi zararının ihraç tarihi ve tahliye tarihi arasındaki süre esas alınarak aylık net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığında 7.946,65 TL 'ye indirilmesi ile faiz başlangıç tarihinin 24.08.2016 tarihli ihraç tarihi olarak düzeltilmesi ve fazla verilen manevi tazminat miktarının 25.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının 24.08.2016 tarihli ihraç edildiği, en son Ağustos ayına ait maaş ödemesinin yapıldığı, devlet memurlarına maaşların peşin ödenmesi nedeniyle 15.09.2016-20.02.2017 tarihleri arası davacının maddi tazminat hakkı doğduğu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte net asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre maddi tazminatın "6.953,65" TL olarak belirlenmesi gerekirken davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.09.2016 olarak belirlenmesi gerekirken ihraç tarihi olan 24.08.2016 olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.