Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2996 E. 2026/3927 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2996
- Karar No
- 2026/3927
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2026/469 E., 2026/398 K. SUÇ: Taksirle öldürme HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurularının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanığın eyleminin olası kast olarak değerlendirilmesi gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; raporlar arasında çelişki olduğuna, eksik incelemeye, kusura ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.12.2024 tarihinde saat 01.40 sıralarında sürücü ... idaresindeki 07... plakalı motosiklet ile Alanya istikametinden Gazipaşa istikametine bölünmüş, aydınlatma olan, iki şeritli yolda, yerleşim yerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının arka kısımlarına, gerisinden aynı istikametten gelen sanık sürücü ...'ün yönetimindeki 34... plakalı otomobilin ön kısmı ile çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün öldüğü, sanığın kazadan sonra saat 2.23 te yapılan alkolmetre ölçümüne göre 2,29 promil alkollü olup kaza sırasında 2,39 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; Adli Tıp Kurumu raporuna göre; sanık, idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun içi mahalde seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını dikkate alarak seyrini temkinli ve tedbirli sürdürmesi, kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan aracın varlığını dikkate alarak bu araçla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesini koruması gerektiği hususlarına riayet etmeyip önünde seyir halinde olan araca arkadan önlemsizce çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tam kusurlu olduğu, olay günü sanığın yanında bulunan tanık ...’un beyanları ve bu beyanları doğrulayan yine tanık ... tarafından çekilmiş video görüntüleri ile kaza anını gösteren mobese kameralarından alınan görüntülerin incelenmesinde; sanığın olay anında çok yüksek hızda araç kullandığının anlaşıldığı, sanık savunmasında her ne kadar tanık ... tarafından çekilen videonun olaydan önce çekildiğini, kaza anında aracı daha yavaş kullandığını iddia etmiş ise de; olaydan kısa bir süre önce çekilen videoda aracın hız gösterge kadranının 170 km/saat civarında olduğu yine MOBESE görüntülerinde, bu hızlarda araç kullanıldığının görüldüğü; olay anında çarpma sonrası ölene ait motorun yere sürtünmesi ile birlikte kıvılcımların çıktığı, bunun da kameralara yansıdığı, izlenen kamera görüntülerinde kaza anında sanığın çok yüksek hızda seyrettiğinin net şekilde görüldüğü, sanığın olay saati itibariyle 1,00 promil üzerinde alkollü olduğu dikkate alındığında eylemini bilinçli taksirle işlediği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş olup; dosyada bulunan kazaya ilişkin görüntülerden kaza sırasında sanığın kullandığı aracın hızının mahal hız sınırlarının üzerine olduğu, ancak sanığın mahal hız sınırlarının iki katından fazla hızlı olduğunun tespit edilmediği, tanık ... tarafından sunulan ve kazadan en az beş dakika önce çekildiği belirtilen görüntülerde sanığın hızının mahal hız sınırlarından fazla olduğu belirlenmiş ise de bu durumun kaza anında sanığın mahal hız sınırlarının iki katından fazla hızlı olduğunu kesin olarak göstermeyeceği, şüphenin sanık yararına değerlendirmesi kuralı gereğince, tanığın kaza öncesinde çektiği görüntülerdeki hızın kaza sırasında kabulünün mümkün olmadığı, tanık ...'un aşamalardaki beyanlarının birbiri ile çelişik olduğu, soruşturma evresinde sanığın makas attığını belirtmesine karşın kovuşturma evresinde sanığın makas atmadığını belirttiği, soruşturma evresinde kolluk tarafından kazayı kendisinin yaptığının iddia edildiğini belirtmesi karşısında, suçtan kurtulmaya yönelik tanığın bu yöndeki beyanına itibar edilmeyeceğinden, sanığın makas attığı iddiasının kesin olarak belirlenmediği, bu hali ile sanığın tam kusurlu olarak, bilinçli taksir teşkil eden alkollü araç kullanma dışında başka bir bilinçli taksir teşkil eden halinin kesin olarak tespit edilmemesi karşısında, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından birden fazla bilinçli taksir teşkil eden birden fazla hareketin varlığı kabul edilmiş ise de 5237 sayılı TCK' nın 22/3.maddesi gereğince (1/3) oranında artırım yapılması nedeni ile bu hatalı kabulün sonuca etkisinin olmadığı değerlendirilerek, aynı vekille temsil edilen katılanlar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alanya 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.