Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2017 E. 2026/4100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2017
Karar No
2026/4100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4679 E. - 2025/3180 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2018/603 Esas, 2020/99 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1448 Karar sayılı kararı ile "Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame incelendiğinde; suç, suç tarihi, sanıklar hakkında uygulanması talep edilen kanun maddeleri, ihbarcının kimliği ve delillerin gösterilmediği, bu nedenle düzenlenen iddianamenin CMK'nın 170. maddesinin 3. fıkrasının e-g-h-i-j fıkralarındaki unsurları taşımadığı, bu unsurları taşımayan iddianameyle usulüne uygun olarak dava açıldığının kabul edilemeyeceği, düzenlenen iddianamenin CMK'nın 174. maddesi gereğince iadesine karar verilmesi gerekirken kanunda aranan unsurları taşımayan iddianame ile kamu davası açıldığı kabul edilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması; Kabule göre de; Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı ... 2018/132 sırasında kayıtlı 7 adet sigara izmariti, 4 adet pet bardak ve 1 adet siyah-kırmızı eldiven üzerinde moleküler genetik inceleme yaptırılarak DNA tespiti halinde sanıklardan elde edilecek DNA örnekleriyle karşılaştırılmadan, ihbarın yapıldığı ... numaralı hat adına kayıtlı olan ... dinlenmeden, dinlendiğinde sanıkları teşhis edebileceğini belirttiği takdirde teşhis işlemi yaptırılmadan, sanık ...'nın kullandığı ... ... numaralı telefonun olay tarihindeki HTS kayıtları getirtilerek tanıklar ... ve ... ile telefon görüşmesi bulunup bulunmadığı tespit edilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2023 tarihli ve 2021/573 Esas, 2023/667 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/3961 Esas, 2023/4326 Karar sayılı kararı ile "Sanıklar hakkında Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 05.10.2021 tarih ve 2021/1564 Esas sayılı iddianame ile kamu davası açılıp önceki dava ile birleştirildikten sonra sanıklar ... ve ...'nın iddianame ve birleştirme kararları okunup hakları hatırlatılarak usulüne uygun savunmaları alınmadan yoklukta karar verildiği, Bozma kararı doğrultusunda Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Memurluğu'nun 2018/132 sırasında kayıtlı 7 adet sigara izmariti ve 4 adet pet bardak üzerinde ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince yapılan inceleme sonucu elde edilen ve ....sayılı raporda E4 olarak kodlanan ve diğer sanıklara ait olmadığı belirlenen DNA örneği ile sanık ...'tan elde edilecek DNA örnekleri karşılaştırılmadan karar verildiği, Müze Müdürlüğünün 31.10.2017 tarihli raporu ekindeki resimlerden kazı yapılan alanın piknik yapmak ve dinlenmek için uygun özellik göstermediği (ağaçlık olmadığı, su bulunmadığı, etrafında üzüm bağı da görünmediği, kayalık-tepelik kır bir alan olduğu), etrafta yol da görünmediği, ayrıca sanıkların bağlarından üzüm topladıklarını söyledikleri ... ve ...'ın bağlarına göre konumunun ne olduğunun da dosya kapsamından anlaşılamadığı, bozma sonrasında kazı alanından elde edilen delillerde sanıklara ait DNA tespit edildiği (bir kısmı kaçak kazı çukurunun içinde) gözetildiğinde kazı alanında uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak kazı alanının piknik yapmak (kola içip çiğdem yemek) için uygun bir yer olup olmadığı mahkeme heyetince gözlenip, sanıkların bağlarından üzüm topladıklarını söyledikleri ... ve ...'ın bağlarına göre konumunun ne olduğu, bu bağlara giden yol üzerinde bulunup bulunmadığı, ihbar eden tanık ...'in bulunduğu yerden kazı alanının görünüp görünmediği, oradan çıplak gözle bakıldığında kazı yapılıp yapılmadığının anlaşılıp anlaşılamayacağının tespitinin gerektiği, ancak mahkemece keşif yapılmadan karar verildiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1448 Karar sayılı bozma kararının, bozma kararı üzerine Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2023 tarihli ve 2021/573 Esas, 2023/667 Karar sayılı kararının, verilen karar üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2023/3961 Esas, 2023/4326 Karar sayılı ikinci bozma kararının ve bu bozma kararı üzerine verilen Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/1191 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2017, K. 2026/4100, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2017-e-2026-4100-k-0ce14fc47835