Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/877 E. 2026/4102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/877
- Karar No
- 2026/4102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3570 E. - 2025/3289 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58/6. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilerek suça konu eserlerin müze müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 13.09.2017 günü saat 14.30 sıralarında ...bölgesinde kaçak kazı olaylarının önlenmesine yönelik ifa edilen önleyici hizmet devriyesi kapsamında yapılan kontroller sırasında suça konu bölgede 50 metrekarelik bir alanın kazılarak tahribata uğratıldığının görülmesi üzerine 100 metre güneydeki evin bahçesinde bulunan temyiz dışı sanık ...'la yapılan mülakatta yerin kullanım hakkının kendisinde olduğunu, sanık ... ile birlikte araziye domates diktiklerini, taşlık kısımda ekim yapamadıklarını, ortaya çıkan tarihi kalıntılar ve tahribatlar ile ilgili olarak kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ...'in ikametgahında yapılan aramada bağımsız bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli 55 adet taşınır kültür varlığının ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, ele geçirilen eserleri hayvanlarını otlattığı ve çiftçilik yaptığı sırada bulup evine götürdüğünü beyan ettiği, sanık ...'in savunmasında, sanık ...'ten ele geçirilen eserlere ilişkin olarak bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın atılı suç yönünden mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, "Kültür varlıklarının ele geçirildiği yerin sanık ... ile ilgisinin bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair diğer sanık beyanı dahil delilin bulunmaması değerlendirildiğinde sanık ...'ın kültür varlıklarını sanık ...'in dahli olmadan bularak evine götürdüğünün, bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığının mümkün olmasının sanık lehine şüphe oluştuğu ve şüpheden de sanığın yararlanması gerektiği, isnat olunan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı" dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli, 2022/8-393 Esas, 2024/283 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "... İlk Derece Mahkemelerince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına gidilmeden, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmek suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Adalete hızlı erişimin sağlanması amacı da bunu gerekli kılar." yönündeki değerlendirme dikkate alındığında, "Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulması" görüşünü içeren tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın müsnet suçu işlediğinin sabit olmadığının belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 2863 sayılı Kanunun 75. maddesinde, anılan Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle el konulan taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescili yapılmak üzere müzeye teslim edileceği öngörülmüş olmasına, mahkemelerin belirtilen hususu karar altına almamaları halinde idarenin dava konusu eşyaların mülkiyeti ve yapılacak işlemler konusunda karşılaşacağı tereddüte rağmen ele geçen eserlerin akibeti konusunda bir karar verilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 303/1-c maddesi gereği, hükme, "2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca suça konu eserlerin Müze Müdürlüğüne teslimine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Selçuk 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.