Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1966 E. 2026/4733 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1966
- Karar No
- 2026/4733
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4656 E., 2021/1375K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup işin esasına geçildi gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız ve hukuka aykırı arama, el koyma, gözaltı, tutuklama tedbiri uygulanması nedeniyle 10.000 TL maddi, 290.000 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının hesaplarına bloke konulmasından dolayı eşinin adına olan kredi borcunu ödeyemediklerinden faiz işlediği beyan etse de, kredi davacı adına olmadığından bu hususun maddi tazminatın konusunu oluşturamayacağı, gözaltı süresince maaş ödemesi yapıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 300,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; dava dilekçelerinde tazminat nedeni olarak ileri sürdükleri sebeplere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığına, gerekçesiz olarak taleplerinin reddedildiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, maddi tazminata hükmolunmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sair nedenlere ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2018/ 15... /292 Karar numaralı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016-19.07.2016 tarihleri arasında toplam 3 gün gözaltında kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 26.12.2018 tarihinde beraat kararı verildiği ve verilen beraat kararının 03.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacının maddi tazminat talebinin reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, ...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemi arasında tüm malvarlığına, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulması nedeniyle maddi zararı olduğunu belirtmesi karşısında Mahkemece el koyma karar ve tutanaklarının dosya arasına alınması ve talep yönünden değerlendirme yapılması, özellikle bloke konulan banka hesaplarına ilişkin tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindeki düzenleme uyarınca beraat eden davacıya ait ve mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararı verilen silahlar bakımından mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi bakımından idarece davacıya silahların ya da rayiç bedellerinin iade edilip edilmediği sorularak sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek maddi tazminat miktarının faiz başlangıç tarihinin el koyma tarihi olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.