Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1093 E. 2026/4409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1093
Karar No
2026/4409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/290 E., 2025/807 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,

Temyize konu bölge adliye mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslah ile 36.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 27.392,30 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 22.872,87 TL'ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının ise 45.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 22.872,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 19.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın davalı yönünden kesin olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2635 Soruşturma, 2012/151 İddianame sayılı iddianamesi ile davacının kasten öldürme suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 19.10.2011 - 30.09.2014 tarihleri arasında 1077 gün tutuklu kaldığı, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/364 Esas, 2015/87 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılamada, değişen suç vasfına göre davacının suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 7 ay 6 gün hapis cezasına hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün 11.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/364 Esas – 2015/87 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının kasten öldürme suçundan 19.10.2011 - 30.09.2014 tarihleri arasında 1077 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda değişen suç vasfına göre davacının suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 7 ay 6 gün hapis cezasına hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün 11.12.2018 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle davacının tutukluluk süresinin mahkumiyet hükmünden fazla olduğu ve 5237 sayılı CMK'nın 141/1-f maddesi uyarınca 861 günlük fazla tutukluluk sebebi ile hükmedilen maddi tazminatın doğru olduğu ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminat tayin edildiği anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep 16. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1093, K. 2026/4409, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1093-e-2026-4409-k-b46d4605bac9