Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7574 E. 2026/4506 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7574
- Karar No
- 2026/4506
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/221 E., 2024/1530 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 256/1. maddesi göndermesiyle 86/1, 86/3-d, 87/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 12... gün hapis cezası ile mahkûmiyetine ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 27/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca erteli 3 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b. maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan verilen kararın; katılan vekili tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 256/1 göndermesiyle 86/1, 86/3-d, 87/3, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 12... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 27/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2019/9503 başvuru numaralı kararı ile katılan vekili tarafından yapılan bireysel başvuru kabul edilerek, eziyet yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince, önceki karar kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 27/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı TCK'nın 27. Maddesi ile takdiri indirim ve erteleme hükümlerine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kasten yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı TCK'nın 24/1-2. madde ve fıkraları gereği sanığa ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın eylemi sonucu yaralanmanın gerçekleştiğinin her türlü şüpheden uzak şekilde tespitinin yapılamadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılığına, vekalet ücretinin fazla şekilde hükmedildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.02.2016 tarihinde İstanbul Galatasaray Meydanı'nda bir siyasi partinin çağrısı üzerine gerçekleştirilen protesto eylemlerine dahil olan katılanın, kolluk görevlilerince yapılan uyarılara ve takiben su sıkılması ile göz yaşartıcı gaz kullanılması suretiyle yapılan müdahalelere rağmen eylemine devam etmesi üzerine, Güvenlik Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru sanık tarafından etkisiz hale getirilmek için tutulduğunda diz üstü çöküp sağ kolunu yere koyduğu ve sanığın yakalama işlemini tamamlamak için katılanın sol kolunu geriye doğru kıvırdığı, bu müdahale sırasında katılanın sol kolunda üçüncü derecede kırık oluşacak nitelikte yaralanması ile sonuçlanan olayda; 5237 sayılı TCK'nın 256. maddesindeki yetkinin objektif ölçüler dışına çıkacak şekilde pasif hale getirilmiş mağdurenin kolunu aşırı derecede bükmek suretiyle neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 87/3. maddesindeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanığın eylemi hakkında yapılan hukuki nitelendirme hukuka aykırı görülmüş, sanığın yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygularken, pasif hale getirilmiş mağdurenin kolunu aşırı güç uygulayarak kıvırdığı sırada, fiziksel durumları gözetildiğinde kolunun kırılabileceğini öngördüğü hâlde devam ettiği eyleminde istemediği neticenin meydana geldiği kabul edilerek, kast olmaksızın sınırın aşıldığı kusurlu davranışı bilinçli taksirle yaralama olarak değerlendirilmiş ve duruşma açılmak suretiyle yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Temyiz istemine konu hükmün gerekçesiyle birlikte katılanlar vekillerinin elektronik posta adreslerine 08.07.2024 tarihinde ulaşmakla, 13.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî temyiz süresinin son günü olan 27.07.2024 tarihinin, hafta sonu tatili olan cumartesi gününe rastladığı, 5271 sayılı CMK'nın 39/4. maddesi uyarınca "Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." hükmü gereği sürenin 29.07.2024 tarihine uzadığı; bu tarihinde adlî tatile rastladığı, 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesi gereğince ''Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.'' hükmü gereği iki haftalık kanunî temyiz süresinin son günü 03.09.2024 tarihinin olacağı, her iki müdafinin de bu süreden önce ayrıntılı temyiz dilekçelerinin sunduğu anlaşılmakla, bu hususta ret öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 5237 sayılı TCK'nın 24. maddesinin birinci fıkrasında; "Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez." denilmektedir. Ancak kanun hükmünün yerine getirilmesinde, kanunun çizdiği sınırın aşılmaması gerekir. Aksi takdîrde hukuka aykırılık yeniden ortaya çıkar ve faile şartları mevcutsa sınırın aşılmasına ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 27. maddesi doğrultusunda ceza verilir. Bu maddeye göre ceza sorumluluğunu kaldıran hâllerden hukuka uygunluk sebebinde sınırın aşılması hâlinde, sınırı aşan fiil, hukuka aykırı olur. Sınırın aşılması kasten ya da taksirle olabilir. Eğer kişi sınırı kasten aşmışsa, artık hukuka uygunluk sebebinin varlığı önemli değildir. Kişi kasten işlediği suçtan sorumlu olur. Hukuka uygunluk sebebi taksirle de aşılmış olabilir. Kanun hükmü gereği görevini ifa etmekte olan zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlileri, zor kullanma yetkilerini taksirli bir biçimde aşar ve yaralama meydana gelirse 5237 sayılı TCK'nın 27/1. maddesi hükmü uygulama alanı bulur ve sınırı aşan kimse taksirle yaralamadan bu madde uyarınca sorumlu tutulur. 5237 sayılı Kanun'un 27/1. maddesinde, fail bir hukuka uygunluk nedeninin sınırını aşmakta ise de, bunu bilerek ve isteyerek yani kasten yapmamaktadır. Ancak, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılabiliyorsa, fail sınırı kast olmaksızın aşmış olması dolayısıyla taksirden sorumlu tutulacaktır.
Yukarıda anlatılanların ışığında, katılanın kolluk görevlilerinden kaçmadığı, kendisinin fiziki yapısının sanık tarafından güç kullanmayı gerektirmediği dolayısıyla da kolaylıkla yakalanabildiği, meydana gelen zararın ağırlığı, olaya ilişkin görüntü kaydı nazara alındığında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı biçimde yapılan gösterinin dağıtılması amacıyla amirleri tarafından kendisine verilen ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 2. maddesi gereğince yerine getirmekle zorunlu olduğu emir uyarınca hareket eden sanığın ve özen yükümlülüğüne aykırı eylemiyle katılanın yaralanmasına neden olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 24/1. maddesi kapsamında kanun hükmünün icrası sırasında meydana geldiği ancak; bu eylemde 5237 sayılı TCK'nın 27/1. maddesi kapsamında "kanunun çizdiği sınırın kast olmaksızın aşıldığı" anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.