Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4672 E. 2025/6654 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4672
- Karar No
- 2025/6654
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1918 E., 2019/2940 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 303/1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a-e maddeleri uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;.............. Vergi Dairesi Müdürlüğünün.................. vergi kimlik numaralı mükellefi olan ................ San. Ltd. Şti'nin ortağı olan sanığın, iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, 2013 takvim yılında gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı halde sahte satış faturası düzenlediği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; ................ Gazetesinin 2013-2013 tarih ve 8227 sayılı nüshasında yayınlanan mükellef ......................Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ilgili kayıtta şirket müdürlüğüne 5 seneliğine ...'nın atandığı, ticaret sicil kaydı, diğer sanık ...'nın ifadesi, sanık savunması ile tüm dosya kapsamından sanık ...'nun 2013 yılında şirket ortağı olduğu, şirket müdürlüğüne 2013 yılı başında atama yapıldığı, şirket müdürü ...'nın kendisinin de 2013 yılı eylül ayında olarak işi bıraktığını, şirket ortağı ...'nun ise kendisinin işi bırakmasından 6 ay öncesinde işyeri ilgisini kestiğini, son 6 ay işyerini kendi başına işlettiğini belirttiği, bu nedenlerle sanık ...'nun 2013 takvim yılında ''sahte belge düzenleme'' suçuna katıldığına dair cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a-e maddeleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2013 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. Sanığın savunmasında, temyiz dışı diğer sanığın isteği doğrultusunda şirkete kağıt üzerinde ortak olduğunu, bunun dışında şirketle bir ilgisinin bulunmadığını ve şirketin faaliyetlerinden haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından,
a) İlgili faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi,
3. Dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporuna en son 2013 yılı Kasım ayında fatura düzenlendiği anlaşılmakla, suç tarihinin 2013 yılının Kasım ayı olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına "2013" olarak eksik yazılması,
4. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.