Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4432 E. 2026/5801 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4432
- Karar No
- 2026/5801
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/957 Değişik iş SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.08.2024 tarihli ve 2024/83356 Soruşturma, 2024/58094 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2024 tarihli ve 2024/1161 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/957 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-31219-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11061 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11061 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/08/2024 tarihli ve 2024/83356 soruşturma, 2024/58094 esas, 2024/44826 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/09/2024 tarihli ve 2024/1161 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2024 tarihli ve 2024/957 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/09/2024 tarihli kararında yer alan "Şüphelilerin savunmasında suçlamayı kabul etmemesine rağmen suça konu sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığının araştırılmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığının araştırılmadığı, karşıt incelemelere ilişkin belgeler ilgili vergi dairelerinden celp edildikten sonra ilgili şirketler hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dosyadaki faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şüphelilerin sahte olarak düzenlediği iddiası bulunan faturalar bakımından yukarıda izah edilen tüm eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı, BA-BS formlarının dosya arasına celbi sağlanmadığı, şüphelilerin savunmasında suçlamayı kabul etmemesine rağmen karşıt incelemelere konu şirketlerin yetkililerinin tanık sıfatı ile dinlenip faturalara konu ... ile ilgili kiminle muhatap oldukları hususunda beyanları tespit edilmeksizin ve yargılamaya konu şirketin suç tarihlerindeki iş hacmi, ticarete konu ödeme belgeleri ve karşıt incelemeler de gözetilerek mali bilirkişi raporu aldırılmaksızın sadece dosyanın tarafı olan müşteki kurumun ihbar mahiyetinde dosyaya sunduğu vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporuna göre suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmaksızın... " şeklinde gerekçe ile iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre , şüpheliler hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-3 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 05/01/2024 tarihli vergi tekniği raporunun ve aynı tarihli vergi suçu raporu ile 31/01/2024 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, ayrıca Mahkemesince her ne kadar suçun sübutuna etki edecek birçok delil toplanmadan eksik araştırma yapıldığından bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında bulunmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında da giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un, "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesinde;
"(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.
(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.
(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.
(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.
(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.
(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.
(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." Hükümleri yer almaktadır.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin "UYAP’ın kullanılması" başlıklı 5/1. maddesinde; iş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemlerinin, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemlerin UYAP ortamında gerçekleştirileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında, UYAP kullanıcılarının iş listesini günlük olarak kontrol etmek, işlemlerin gereğini yerine getirmekle yükümlü olduğu; altıncı fıkrasında, gelen evraktan sorumlu personelin, UYAP üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktaracağı, onay gerektiren evrakın ilgilinin iş listesine yönlendirileceği, belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Soruşturma kaydı" başlıklı 108/2. maddesinde; "Bu kayıt; sıra numarası, mağdur, şikâyetçi ve şüphelinin kimlik bilgileri, suçun türü, suç tarihi, soruşturmanın kaydedildiği tarih, geldiği birim, Cumhuriyet savcısı, şüphelinin gözaltına alınma, tutuklanma, salıverilme ve tahliye tarihleri, iddianamenin onaylandığı tarih ile esas numarası ve karar bilgileri, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmiş ise sonucuyla düşünceler sütunlarından oluşur." biçiminde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Esas kaydı" başlıklı 119. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında "(1) İddianamenin düzenlenmesiyle başlayıp kovuşturmanın sonuna kadar devam eden safahatın işlendiği kayıttır. (2) Bu kayıt; sıra numarası, soruşturma numarası, mağdur veya şikâyetçi ile şüphelinin kimlik bilgileri, suçun türü, mahkeme esas numarası, gözaltı ve tutuklama tarihi, salıverilme ve tahliye tarihi, evrakın mahkemeye veriliş tarihi ve kanun yolu işlemleri ile düşünceler sütunlarından oluşur." denilmektedir. Yine anılan Yönetmeliğin "İddianamenin değerlendirilmesi kaydı" başlıklı 140. maddesinin; "(1) İddianame ve soruşturma evrakının UYAP’tan mahkemeye gönderildiği tarihten başlayıp, mahkemece kabul veya iadesine karar verildiği tarihe kadar geçen sürecin safahatının işlendiği kayıttır. (2) Bu kayıt; sıra numarası, Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame ve esas numarası, mahkeme esas numarası, soruşturma evrakının geldiği tarih, kabul veya iade karar tarihi, iade kararına karşı itiraz işlemleri, iade hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi tarihi ile düşünceler sütunlarından oluşur. (3) Mahkemenin iade veya kabul kararı bu kayda işlenir. Cumhuriyet savcısı bu kayıt üzerinden iddianamenin iadesi kararına itiraz edebilir." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde;
"Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." Denilmektedir.
5. 5271 sayılı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268. maddesinde;
"(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: ...
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir. ..."
Şeklindedir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ... hakkında " sahte belge düzenleme" ve "defter kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan, şüpheliler ... ve ... hakkında "sahte belge düzenleme" suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.08.2024 tarihli ve 2024/83356 Soruşturma, 2024/58094 Esas sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2024 tarihli ve 2024/1161 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile iadesine karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan kontrolde bu iade kararının 05.09.2024 tarihinde e-imza ile imzalanarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, buna karşılık Cumhuriyet savcısının bu karara karşı 17.09.2024 tarihinde itiraz ettiği ve merci İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2024 tarihli ve 2024/957 Değişik İş sayılı kararı ile esasa yönelik inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş olup; Cumhuriyet savcısının, iddianamenin iadesi kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 174/5 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 268/1. maddeleri uyarınca yedi günlük süreden sonra itiraz ettiği anlaşılmakla, itirazın süre yönünden reddi yerine işin esasına girilerek reddine karar verilmiş ise de, ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.