Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4227 E. 2026/5514 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4227
Karar No
2026/5514
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1433 E., 2024/1830 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak; 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; dosya kapsamı itibariyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç işleme kastının olmadığına, hükmün bozulması hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek; sanığın savunmasında; işyerine ait defter ve belgelerin muhasebecileri .. isimli şahısta olduğunu, vergi dairesinden defter ve belgeler istenince kendisine ulaştıklarını ama getireceğim deyip getirmediğini, şirkete ait olan defter ve belgelerin bir kısmını muhasebeciden temin ettiklerini, bunları mahkemeye ibraz edebileceğini beyan edip dosyaya bir takım defter ve belgeleri sunması nedeniyle bu defter ve belgelerin incelenmek üzere .. Denetim Daire Başkanlığı'na gönderildiği, kurumun yapmış olduğu inceleme neticesinde Mahkemeye göndermiş olduğu 31/01/2023 tarihli yazı cevabında; "çuval içinde mükellef ...'ya ait yevmiye, envanter ve kebir defteri ile .. Nakliyat Kargo Tas. Tur. Yapı Malz. Met. Ins. Taah. Tıc. Ltd. Stı. tarafından mükellef adına düzenlenen sahte faturanın da yer aldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple söz konusu "çuvalda yer alan defter ve belgeler müfettişliğimize ibraz edilmiş olsaydı bahse konu inceleme müfettişliğimizce yapılabilirdi" denildiğinden; sanığın savunmasının içeriğinin tanık .. tarafından doğrulanmış olması da nazara alınarak yapılan değerlendirmede; atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, zira defter ve belgeleri gizleme kastıyla hareket etmediği sonucuna varılmış olmakla sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede; 2016 yılına ait olup Gelir İdaresi Başkanlığınca noter ve matbaa basım bildirimlerinden varlığı tespit edilen 2016 yılı defter ve faturalarının,2016 takvim yılı kayıtlarının sahte belge kullanma fiili yönünden sınırlı incelemesi için sanıktan 03.03.2021 tarihli yazı ile talep edilip istem yazısının 17.03.2021 tarihinde e-tebligat iletisi ile tebliğ edildiği, verilen 15 günlük süre içerisinde sanık tarafından, istenen defter ve belgelerin talep eden vergi müfettişliğine ibraz edilmediği olayda;defter ve belgelerin muhafazası ile talep edildiğinde ibrazı doğrudan mükellefin sorumluluğunda bulunup sorumluluğun muhasebeciye ya da vekâletle bir başkasına devredilmesi mümkün olmadığı gibi olayda sanığın sorumluluğunu kaldıracak 213 sayılı Kanunun 13.maddesinde öngörülen mucbir sebeplerin de bulunmamasına nedeniyle atılı suçun tüm unsurları oluştuğu kabulü ile sanık hakkında bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4227, K. 2026/5514, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4227-e-2026-5514-k-e564512e0535