Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7710 E. 2026/5461 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7710
- Karar No
- 2026/5461
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/342 E., 2021/2232 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık ... hakkında beraat kararı verildiğine, sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlandığına, gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğuna, bilinçli taksir hükümlerine ilişkin uygulamaya, mağdur ve şikâyetçinin katılan sıfatıyla gösterildiğine, vesaire ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, ceza miktarına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sürücü belgesinin daha uzun süre geri alınması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, kusura, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, savunma hakkının kısıtlandığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in sevk ve idaresindeki otobüs ile yerleşim yeri içinde, iki şeritli, iki yönlü, hız limitinin 30 km/s olduğu, virajlı, eğimsiz, asfalt kaplama, aydınlatmalı caddede gece vakti seyir halindeyken dönel kavşak içinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta beklemekte iken yolcu indirdiği esnada, dönel kavşağa giren sanık ...'nin yönetimindeki otobüs ile sanık ...'in aracına arkadan çarpmasının ardından yaya kaldırımına çıkarak kaldırımda bulunan iki adet demir duba ve ağacı devirmesi ve kaldırımda bulunan ölen ile katılana çarpması şeklinde meydana gelen ve bir kişinin ölmesi, üç kişinin yaralanması ile neticelenen trafik kazasında; sanık ... hakkında kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı kanaatine varılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı, sanık ... hakkında asli kusurlu olarak, epilepsi hastalığı olduğu halde araç kullandığı ve cep telefonu kullanırken kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından bilinçli taksir hükümleri de uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan sanık ...'in 5271 sayılı CMK'nun 223/2-c maddesi gereğince beraati yerine aynı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verilmesi, kendilerine ortak vekâletnameyle temsil ettiren katılanlar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte katılan sayısı ve paylaşımı ile ilgili eksik karar verilmesi, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesine göre güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sürücü belgesinin geri alınma süresinin üst sınırdan belirlenmesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik'in 9/2-c maddesinde yer alan "Epilepsi hastalarına aşağıda sayılan hallerde sadece birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Bu sürücüler ambulans, resmi veya ticari araç kullanamazlar." şeklindeki hüküm karşısında epilepsi hastası olan ve ticari araç kullanmakta iken kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir uygulama koşullarının oluştuğu, iddianamede bu sebeple sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği anlaşılmakla; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında sanığın cep telefonuyla konuşması da bilinçli taksir sebebi olarak gösterilmiş ise de sanığın kaza anında cep telefonuyla konuştuğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde, somut delillerle ispat edilememesi ile birlikte epilepsi hastası olarak ticari araç kullanmakta iken kazaya sebebiyet verdiğinden bilinçli taksir uygulama koşulları oluşan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanırken belirlenen artırım oranı dikkate alındığında sonuca etkili görülmeyen bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.