Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2454 E. 2026/5486 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2454
Karar No
2026/5486
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3555 E., 2019/124 K. Hukuk ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğü SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın süresinde defterleri ibraz etmediğine, istinaf merciinin dosya kapsamında varlığı noter tasdik bilgileri veya fatura irsaliye basım bilgileri tespit edilmiş defter veya belge olduğuna dair bilgi bulunmadığını belirterek beraat hükmü vermesinin hatalı olduğuna, eksik bir tespit olduğu düşünülüyor ise İstinaf merciince gerekli araştırmaların yapılarak ve ilgili yerlerle yazışma yapılmak suretiyle gerçeği ortaya çıkarmak yerine mevcut haliyle eksik incelemeye dayanarak karar vermesinin hatalı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; .. Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan sanık ...'nın 2013 yılı dönemine ait defter ve belgelerin usulüne göre istenmesine rağmen vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz etmeyerek 213 sayılı VUK.'un 359/a-2 maddesindeki nümas defter ve belgelerin ibraz edilmemesi suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; VUK.'un 359/a-2 maddesinde "... Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, ..." şeklinde tanımlandığı, sanık hakkındaki vergi İnceleme raporu ve vergi suçu raporu ile eklerinde, defter tasdiki veya fatura basımna ilişkin bir bilgi bulunmadığı, sadece mükellef şirketin, haklarında sahte belge düzenlemekten vergi tekniği raporu düzenlenen başka mükelleflerin belgelerinin de olduğu toplam 265 adet belge ile mal alış, 397 adet belge ile de mal satışı bildirmesi ile Katma Değer Vergisi Beyannamesine yansıtılmış olmasının, kanunun aradığı anlamda, defter ve belgelerin varlığının sabit kabul edilmesi için yeterli olmadığı; dosya kapsamında, varlığı noter tasdik bilgileri veya fatura irsaliye basım bilgileri tespit edilmiş defter veya belge olduğuna dair bilgi bulunmadığı, dolayısıyla, sanığa isnat olunan eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,

2.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, 213 sayılı VUK'un 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve istendiğinde ibraz edilme zorunluluğu bulunduğu anlaşılmakla; somut olayda, 16/05/2018 tarihli vergi tekniği raporu içeriğinde 2013 yılında alış ve satış yaptığını Ba-Bs formları ile bildirdiğini ve bu işlemleri ilgili dönem KDV beyannamelerine yansıttığının belirlenmiş olması karşısında, dosya içerisinde asılları bulunan isteme yazısı ve tebliğ alındısından da anlaşıldığı üzere, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen bir kısım faturalarını ibraz edemeyen sanık yönünden, tüm unsurları itibarıyla oluşan "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, hatalı gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı,

3.Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2454, K. 2026/5486, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2454-e-2026-5486-k-004f64fa5e44