Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2420 E. 2025/7330 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2420
Karar No
2025/7330
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/288 E., 2019/1062 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. ve 58 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın suçu işlediğinin açık olduğu, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirket yetkilisi olan sanığın şirketi temsil yetkisinin 20/04/2012 tarihinde başlamış olup 29/07/2014 tarihine kadar devam ettiği dosya kapsamında mevcut lehe ve aleyhe tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sanığın 2014 takvim yılına ait defter ve belgelerin istenmesine rağmen ibraz etmeyip gizleyerek atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.10.2015, 30.05.2016 tarihli yazıları ve ekindeki hazırun cetvelleri, sanık tarafından ibraz edilen hisse devir sözleşmesi ve 31.10.2019 tarihli dilekçesi ekinde gönderdiği belgelerin incelenmesinde; sanığın, ... Seyahat Turizm Oto. San. Tic. A.Ş.'de ...'nın hissesini 17.04.2012 tarihinde devraldığı, 20.04.2012 tarihinde yapılan olağanüstü gelen kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına seçildiği ve münferit imzası ile şirketi her konuda temsil etmesi hususunda yetkili kılınmasına karar verildiği, sanığın şirketteki hissesini ... Noterliğince düzenlenen Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile 23.01.2013 tarihinde ...'ya devrettiği anlaşılmakla; sanığın, şirket hisselerini devralırken kendisine şirket defteri teslim edilmediğini savunması ve savunmasının aksine şirkete ait defter ve belgelerin sanığa teslim edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamaması, ibrazı istenilen defter ve belgelerin sanığın şirket hissesini devraldığı ve cezai sorumluluğunun bulunmadığı 2012 yılından önceye (2009, 2010, 2011 takvim yıllarına) ait olması dikkate alındığında, ibrazı istenilen defter ve belgelerin kendisinde olması halinde ibraz etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması da gözetilerek, sanığın cezalandırılmasına yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu, 213 sayılı VUK'nin 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istenildiğinde ibraz etme zorunluluğu bulunduğu; ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 23.11.1999 tarihli ve 1999/11- 273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı-kaybolduğu-bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde Kanun'un 139. maddesinde yazılı hususlarda usulüne uygun tebligat aranmayacağı ve hisse devri ile ortak ve şirket yetkilisi olarak seçildiği anlaşılan sanığa, dosya kapsamındaki savunması da gözetilerek şirketin 2009,2010 ve 2011 takvim yıllarına ait defter ve belgelerinin teslim edildiğine dair tutanak bulunup bulunmadığının araştırılması, şirketin hisse devrinden önceki temsile yetkili müdürünün tespiti ile CMK 48. maddesindeki hakları hatırlatılarak ve tanık sıfatıyla dinlenilerek önceki yıllara ait defter ve belgelerin sanığa teslim edilip edilmediği hususlarının sorulması ve aynı konu ile ilgili şirketin eski yetkilisi/yetkilileri hakkında yasal bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ile sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2.Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin 3, 4, 5. ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2420, K. 2025/7330, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2420-e-2025-7330-k-bd5ca0113298