Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3273 E. 2025/4109 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3273
- Karar No
- 2025/4109
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/471 E., 2024/905 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. Maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 24.10.2023 tarihli ilamıyla; 5271 sayılı Kanunun 234 ve devamı maddelerindeki haklarının kullanılmasına engel olunduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımının dolmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 123/1.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 04.01.2016 tarihli sanığın mahkemedeki sorgunun yapıldığı tarih olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 04.01.2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8 maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken uygulama maddesi eksik gösterilerek karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanunun 232/6 maddesine aykırılığa yol açılması Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddine ancak, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında "zamanaşımı nedeniyle TCK'nun 66/1-e" ibaresinden sonra gelmek üzere "5271 sayılı Kanunun 223/8" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.