Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1833 E. 2025/8092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1833
- Karar No
- 2025/8092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/849 E., 2023/3803 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarih, 2019/355 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Hükmün katılan kurum vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince duruşma açılarak 13.03.2024 tarih, 2023/849 Esas, 2023/3803 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.03.2024 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; dava konusu eserlerin tarihi eser olduğunu bilmediğine, eseri kolluk ekiplerine olay günü teslim ettiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamaya konu ve korunması gerekli taşınır varlığı niteliğinde olan tarihi eserlerin, sanık tarafından bulunduğu yerden alınıp evine getirildiği ve evde polis tarafından bulunup el konuluncaya kadar 15-20 gün kadar tutulduğunun anlaşıldığı, aynı şekilde; sanık ve tanık beyanlarından, tarihi eserlerin, görünüşleri itibarıyla tarihi eser niteliğinde olduklarının anlaşılmasının oldukça kolay olması ile evde bir tanesinin evde saklanmış ve diğerinin örtüye sarılarak boş araziye atılmış olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yargılamaya konu eşyaların tarihi eser niteliğinde olduğunu bildiği ve buna göre hareket ettiğinin anlaşıldığı, iddianame ile sanığın 2863 sayılı yasanın 67/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş ise de bu maddede "Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. " hükmü yer aldığından, sanığın savunmasının aksine suça konu eşyayı satışa arzettiğine, satın aldığına, başkasından alarak kabul ettiğine dair delil elde edilemediğinden eyleminin bu madde kapsamında kalmadığının değerlendirildiği, tüm dosya kapsamından sanıkların suça konu tarihi eseri bulduklarının anlaşıldığı, bu itibarla; sanığın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 4/1. maddesinde yer alan "Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar." şeklindeki düzenlemeyi ihlal ettiği ve bu eylemi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 67/1. maddesinde düzenlenen suçu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/11/2025 tarihinde karar verildi.