Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1298 E. 2026/4850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1298
Karar No
2026/4850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/48 E., 2023/1671 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Katılanın yokluğunda verilip, 19.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, katılan tarafından 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 10.11.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, mağdura ve katılana yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve katılanın istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın, mağdura yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine; katılana yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a-son cümle, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; vekâlet ücreti hükmedilmemesine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; polis memuru olan sanığın, görevi nedeniyle kendisine verilen "emniyet bilgi sistemleri sorgulama şifresi" ile görevi ile ilgisi olmadığı halde kızı olan mağdur ve boşanma aşamasındaki eşi katılan hakkında farklı tarihlerde sorgulamalar yaparak, kriminal eşkâl fotoğraflarını, karıştıkları olayları, pasaport şube müdürlüğündeki işlemleri, YÖK mezuniyet belgelerini, hastane ve eczane bilgilerini, sürücü belgesi fotoğraflarını, ... iletişim bilgilerini, katılanın kardeşleri Z.B. ve C.S. hakkındaki bilgileri, mernis adresini, tüm aile listesini ve katılanın kiraladığı araçları görüntülediği gerekçesiyle sanık hakkında mağdura ve katılana karşı 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın, mağdurun babası olması nedeniyle velâyet hak ve yükümlülüklerinin bulunması, sorgulama yapılan dönemlerde mağdurun 18 yaşından küçük olması, mağdurun sunduğu dilekçesi ile sorgulamaların bilgisi dahilinde olduğunu ve babası ile birlikte baktıklarını belirterek şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, sanığın sistemde sorgulama yaparken, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı ayrıca katılana yönelik suçun kamu görevinin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmuş ve sanık hakkında mağdura yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan beraat; katılana yönelik aynı suçtan 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden Katılanın yokluğunda verilip, 19.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, katılan tarafından 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 10.11.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından katılanın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, katılana ve mağdura karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediği iddiasına konu yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesince mağdura yönelik suça ilişkin beraat; katılana yönelik suça ilişkin mahkûmiyet kararı verildiği dikkate alındığında, vekâlet ücretinin bölünemeyeceği anlaşıldığından, beraat kararı nedeniyle sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi isabetli olup, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen vekâlet ücretine ilişkin temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin ... Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir. Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanığın, kendisine görevi gereği verilen şifre ile farklı tarihlerde boşanma aşamasındaki eşi olan katılanın, kriminal eşkal fotoğraflarını, karıştığı olayları, pasaport şube müdürlüğündeki işlemleri, YÖK mezuniyet belgesini, hastane ve eczane bilgilerini, sürücü belgesi fotoğraflarını, POLNET iletişim bilgilerini, katılanın kardeşleri Z.B. ve C.S. hakkındaki bilgileri, mernis adresini, tüm aile listesi ile katılanın kiraladığı araçları sorgulamaktan ibaret yargılama konusu eylemlerinde, yukarıda belirtilen gerekçelerle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1298, K. 2026/4850, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1298-e-2026-4850-k-774ad8ae31f8