Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6373 E. 2025/5233 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6373
Karar No
2025/5233
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/36 E., 2023/1907 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Fethiye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2022 tarihli ve 2014/112 E., 2022/855K. sayılı ilamıyla sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... müdafii, Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar ... ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekillerinin istinaf başvuruları ile sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının CMK'nın 303/1-a 280/1-a maddeleri uyarınca dosya üzerinden incelenmesi neticesinde; Yerel Mahkeme hükmünün sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kaldırılmasına, yerine; "1-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davasının TCK 66/1.e ve CMK 223/8 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeni ile DÜŞMESİNE" 2-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" fıkraları eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan kurumlar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; zaman aşımını kesen nedenlerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda eksik ve hatalı inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği;eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, zamanaşımının dolmadığına, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1)Yerel Mahkemenin Kabulü; "Dava konusu taşınmazlar üzerinde 06/07/2012 tarihli ... Zaptında tespiti yapılan 2 ve 3 no ile gösterilen yapıların etrafının kısmen ahşap malzeme ile kapatılmış, diğer tarafları açık, çatısı kaplanmış, temelsiz, restaurant ve bulaşıkhane olarak kullanılmakta olduğu; 5, 7, 8 ve 10 no ile gösterilen yapıların temelsiz ahşap malzemeler kullanılarak bungalov şeklinde yapılmış, tek katlı kullanılır durumda olduğu; 1 nolu yapının temelsiz ahşap malzeme kullanılarak yapılmış depo olarak kullanıldığı; 4 ve 9 nolu yapıların yığma olarak yapılmış, 4 nolu yapının WC olarak, 9 nolu yapının depo olarak kullanılır durumda olduğu; 6 nolu yapının temelsiz ahşap malzeme kullanılarak yapılmış WC ve duş olarak kullanılır durumda, 11 ve 12 nolu yapıların ise zemin+bir kat olarak yapılmış olup kullanılır durumda olduğunun tespit edildiği, ruhsatsız (kaçak) olarak yapıldığının belirtildiği, mahkememizce yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporlarında suça konu yapıların bulunduğu ... Mahallesi, ... Vadisi 105 ada 7 nolu parsel ile 113 ada 389 nolu parsellerin tamamının 3.derece arkeolojik sit ve 1.derece doğal sit alanı içinde kaldığı, dava konusu bu yapıların 18/05/2018 tarihli mahkememizce yapılan keşifte de aynı şekilde bulunduğunun gözlemlendiği, dava konusu yapıların yapıldığı ve kullanıldığı bu alanın 1.(birinci) derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sit kararlarının doğal çevrenin kamu yararına korunması amacıyla alınmış kararlar olması nedeniyle dava konusu parselin tek başına değil, bir bütünün parçası olarak çevresi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle de söz konusu yerde sosyal tesis amaçlı yapılmış ve kullanılmakta olan tüm bu yapıların 1.(birinci) derece doğal sit alanının biyo-ekolojik bütünlük içerisinde özgün dokusunun korunabilmesi olanağının yitirilmesi sonucunu doğurmuş olduğu, bu müdahalelerin bu alandaki bitki örtüsüne, alanın topoğrafyasına, siluetine ve görsel bütünlüğüne zarar verdiğinin tespit edildiği, sanıkların alınan beyanlarından ve tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere dava konusu bu yerin kooperatife ait olduğu, sanık ... harici sanıkların bu kooperatifin yönetim kurulu üyesi oldukları, bu yerin sanık ... tarafından kiralandığı ve işletildiği, yapıların yine sanık ... tarafından yaptırıldığı, kooperatifin bu yapıların yapımıyla alakalı bir karar almadığını ve burayı sanık ... 'e kiraladıklarında dava konusu bu yapıların olmadığını beyan ettikleri, dosya içerisinde mevut kira sözleşmeleri incelendiğinde 01/12/2005 tarihli sözleşmede dava konusu bu yerin ...'na kiralandığı, kira süresinin 01/12/2008 tarihinde sona ereceğinin belirtildiği, yine dava konusu yerle alakalı olarak 01/12/2008 tarihinde 01/12/2011 tarihine kadar tekrar ...'ya kiralandığına dair kira sözleşmesi olduğu, bu sözleşmede sanık ... 'in müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, bu sözleşmenin bitimine ilişkin olarak dosyada mevcut 28/12/2011 tarihli tutanakta "...25 adet bir kısmı eski bir kısmı geçen yıl yapılmış bungalov tabir edilen ahşap basit yapıların bulunduğu..." şeklinde belirtildiği üzere söz konusu kira döneminde (2010 yılında) dava konusu yerde yapıların yapıldığının anlaşıldığı, yine dosya içerisinde mevcut 19/11/1997 sayılı ihtarnamede de dava konusu yerin anılan kira sözleşmeleri öncesinde de sanık ... tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, 2008-2011 yıllarında dava konusu bu yerin kiralandığı ...'nın tanık olarak alınan beyanlarında sözleşmeyi kendisinin imzaladığını ancak kullanan kişinin ... olduğunu, sanık ... 'in bu alana sökülür takılır çadırlar çardaklar ve depolar yaptığını beyan ettiği, sanık ...'nun 18/03/2021 tarihli duruşmada "...1987 yılında bu turistlik işletmeyi ben kurdum. ... vadisi ismini de ben verdim. Bir işletmeci bulunup işletme üstünde de para kazanılsın istedim. Burayı ... işletiyor diye kooperatifte itirazlar yükseldi bu yüzden sözleşmeyi ... adına yaptık ancak ben işlettim, bazı bungolovlar bizim dönemimizde yapıldı. ... e ben kira sözleşmesi için bedel ödemedim, iş yerinde çalıştığı için maaş verdim..." şeklinde savunmada bulunarak suçlamaları ikrar ettiği, yine tanık olarak dinlenen ve 2012 yılında işletmenin kiraya verildiği ... ... 'da beyanlarında "...devraldığımda yaklaşık 30 tane bungalov vardı, yine sezon sonunda kurulan ve depo olarak kullanılan iki tane çadır vardı, yine iki ya da üç tane bungalov tarzında WC ve duş vardı, bunun dışında başka bir şey yoktu, işletmeyi oranın yerlisi olan ve benden önce iki dönem işletmiş olan ...'ndan devraldım, ben devraldığımda bu saydığım yapılar vardı ve eski yapılardı,.." şeklinde beyanda bulunarak devraldığında dava konusu yapıların olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde Yüksek Yargı kararlarında da kabul edildiği üzere 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddesinde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun ... getirmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede; sanık ... tarafından kendi ikrarı ile de sabit dava konusu alanda işletmeciliğini yaptığı dönemde, gerek alınan bilirkişi raporları gerek dinlenen tanık beyanlarıyla da anlaşılacağı üzere 3.derece arkeolojik sit ve 1.derece doğal sit alanı içinde içinde yaptığı fiziki ve inşai müdahalelerle bu alanın bitki örtüsüne, topoğrafyasına, siluetine ve görsel bütünlüğüne zarar verdiği sabit olmakla" gerekçeleriyle sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği, anlaşılmıştır. Diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "... her ne kadar dava konusu yerin tapuda adına kayıtlı ... Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyesi oldukları sabit ise de; dava konusu alana yapılan fiziki ve inşai müdahalelere yönelik bilgilerinin olduğu yönünde dosyada delil bulunmadığı, dava konusu bu yerin diğer sanık ... tarafından işletildiğine yönelik istikrarlı beyanları olduğu ve 1987 yılından itibaren sanık ... tarafından ilgilenildiğine yönelik dosyada delillerin bulunduğu anlaşılmakla, her ne kadar yönetim kurulu üyesi olsalar da haklarında "2863 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçundan dolayı 2863 sayılı Kanun'un 65/b.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; suç tarihinde kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olan sanıkların suça konu yapıların yapılmasına iştirakleri olduğunu ve üzerilerine atılı suçu işlediklerini gösterir somut delil bulunmadığı, bu suçu işlediklerine ilişkin olarak soyut iddia dışında, her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı bir delil de elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle" gerekçeleriyle sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2)Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; "...Dosyanın incelenmesinde; sanıklar hakkında İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 08.02.1995 tarihli ve 4603 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal ve 3. Derece Arkeolojik Sit ilan edilen alanda kalan Fethiye İlçesi ... Mahallesi 113 ada, 289 ve 105 parsellere yaptıkları inşai ve fiziki müdahaleler nedeniyle 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan açılan kamu davasının yargılaması sırasında sanık ...'un savunmasının 14.04.2014 tarihinde, sanıklar ... ve ...'ün savunmalarının 05.06.2014 tarihinde, sanık ...'in savunmasının 15.09.2014 tarihinde, sanık ...'nin savunmasının 20.02.2015 tarihinde alındığı, zaman aşımının en son bu tarihlerde kesildiği, sanıklara isnat olunan ve daha ağır yaptırım gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan suç ile ilgili 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, sanık ... ile ilgili 8 yıllık dava zaman aşımı süresinin mahkumiyet hükmünden önce, beraatlarına karar verilen sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili ise savunmalarının alındığı tarihten inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermek gerekirken sanık ...'nun mahkumiyetine, diğer sanıkların ise beraatlarına karar verilmesi," gerekçeleriyle sanıklar hakkındaki Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK'nun 66/1-e, 67/1 maddeleri yollamasıyla CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından suç tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğu tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6373, K. 2025/5233, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6373-e-2025-5233-k-e5fd58c583a7