Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4561 E. 2023/5583 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4561
Karar No
2023/5583
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/352 E., 2018/370 K. sayılı ek karar SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın kabulü ile kaldırılmasına ilişkin mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli ve 2018/352 esas, 2018/370 sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Ceza Dairesinin 15.05.2020 tarihli ve 2019/326 esas, 2020/1119 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 15.05.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/787 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebi üzerine, Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/08/2022 tarihli ve 2018/352 esas, 2018/370 sayılı ek kararı ile kabulüne, infazın durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/40860 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40860 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın mahkûmiyetine konu alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 19/12/2018 tarihinde verildiği ve istinaf incelemesi sonucu 15/05/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 2.Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, "1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 3. Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4. Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suça ilişkin kararın 19.12.2018 tarihinde verildiği ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesi'nin 15.05.2020 tarihli 2019/326 Esas, 2020/1119 Karar sayılı istinaf kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesini 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli ve 2018/352 Esas, 2018/370 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4561, K. 2023/5583, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4561-e-2023-5583-k-a1ec09ed6132