Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4160 E. 2026/4335 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4160
- Karar No
- 2026/4335
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2087 E., 2023/256 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 16 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kazanın oluş şekli dikkate alındığında sanık hakkında olası kast ya da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanları iki ayrı vekâlet sunması nedeniyle iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölenin sanığın arkadaşı olup hatır taşımacılığı yaptığı, sanığın da ciddi şekilde yaralanıp tedavi gördüğü ve arkadaşını kaybetmesi sebebiyle depresyona girdiğine, teşdit uygulanarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğuna, yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 01.08.2021 tarihinde saat 04.05 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresinde bulunan elektrikli şarjlı bisiklet ile ... istikametinden ... istikametine doğru ... Caddesi'nde seyrettiği esnada Karşıyaka yol ayrımına yaklaşık 60 metre kala orta şeritten sol taraftaki şeritten gelen araç trafiğini kontrol etmeden aniden sol şeride geçmek istediği esnada kullanmış olduğu elektrikli bisikletin arka kısımlarıyla sol şeritten aynı istikamete seyreden tanık ... ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 35... plakalı aracın sol ön kısımları ile çarpıştığı, kaza sonucu sanığın bisikletinde yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğü, otopsi raporuna göre ölenin ölümünün genel beden travmasına bağlı ... kemik kırıkları, beyin zarları arasında kanama, iç organ yaralanması ile birlikte bağırsak perforasyonuna bağlı gelişen batın iç enfeksiyon ve genel beden travmasına bağlı oluşan komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin hazırlamış olduğu 05.05.2022 tarihli rapora göre tanık ... ...'ın kusursuz olduğu, sanığın asli kusurlu olduğu, ölenin alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sanığın taksire dayalı kusuru ile bir kişinin ölümüne neden olduğu kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın sabit olan asli kusurlu olarak taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince temel cezası, 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle ve yine 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.