Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3972 E. 2025/1856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3972
Karar No
2025/1856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/432E. - 2022/781K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2019/11545E., 2022/4132K. sayılı ilamıyla, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde aynı fiil nedeniyle aynı yerler hakkında, sanık hakkında daha önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan 5271 sayılı CMK'nun 223/7 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2019/11545 Esas, 2022/4132 Karar sayılı ilamı ile; "... Sanık hakkında Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 21/02/2002 tarih 1143 sayılı kararı ile tescil edilen ve aynı kurulun 07/07/2012 tarih 891 sayılı kararı ile tescilinin devamına karar verilen kentsel ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında bulunan kendisine ait İstanbul Restoran isimli yerde izinsiz inşai faaliyette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, her ne kadar mahkemece, sanık hakkında daha önce Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2015 tarih 2014/112 Esas, 2015/319 Karar sayılı dosyasında aynı eylem nedeniyle, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11/05/2015 tarihinde kesinleştiğinden bahisle, temyize konu dosyada kamu davasının reddine karar verilmiş ise de; redde dayanak teşkil eden dosyada, 22/05/2013 tarihli yapı tatil zaptı ile, sanığın yığma taş duvar ile tek katlı olarak yapılmış çatısı kaplanmış, doğramaları takılmamış durumda iki adet bina ve subasman duvarları örülmüş içerisi toprakla doldurulmuş vaziyette bir bina yaptığının tespit edildiği, buna istinaden 11/03/2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, iddianame kabul tarihinin 18/03/2014 olduğu, temyize konu dosyada ise 07/03/2014 tarihli rapor ile aynı yerde yeni bir inşai faaliyet olduğunun tespit edildiği ve buna istinaden 26/11/2014 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, yargılama aşamasında mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen 20/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda daha önce yargılaması yapılan yığma taş malzemeden oluşan binalarda tüm işçiliklerin bitirildiği ve ikamet edildiği, daha önceki subasman duvarları örülmüş fakat tamamlanmamış halde bulunan yapının ise tek katlı olarak yığma taş malzemeden tamamlanmış ve yapının üzerinin çelik konstrüksiyon ile örtülü olduğu, çatı örtüsü olarak kiremit kullanıldığı, tamamlandığı ancak işçiliklerinin henüz bitmediği ve kullanılmadığının tespit edildiği, sonuç olarak davanın reddine dayanak teşkil eden dosya ile temyize konu dosya birlikte değerlendirildiğinde; aynı taşınmaz üzerinde, iddianamenin kabulü tarihine kadar gerçekleşen her bir izinsiz inşai müdahalenin, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilmesi ve TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği dikkate alınarak, redde dayanak teşkil eden dosyadaki 11/03/2014 tarihli iddianame ile dava açılıp hukuki kesinti gerçekleşmeden önce temyize konu dosyada 07/03/2014 tarihli rapor ile aynı yerde sanığın inşai faaliyetine devam ettiği; 07/03/2014 tarihli rapor ile tespit edilen eylemin TCK'nın 43/1.madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas, 2015/319 Karar sayılı dosyasına ilişkin dava kapsamında almış olduğu cezasından, TCK'nın 43/1. maddesi gereğince yapılacak artırım miktarı kadar mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçe ve hatalı değerlendirme ile kamu davasının CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddi yönünde hüküm tesisi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama neticesinde Mahkemece, 2863 Sayılı Yasanın 74/1-1, CMK'nın 307/5, 2863 sayılı Yasanın 65/1, TCK'nın 43, 62/1, maddeleri uyarınca belirlenen cezadan önceki cezanın mahsubu suretiyle neticeten 5 ay hapis 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye dayalı alındığına, sanığın mükerrer cezalandırıldığına, verilen cezada lehe hükümler uygulanmadığına, yapı kayıt belgesi alındığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; "Bozma yapılan irdeleme neticesinde redde dayanak teşkil eden dosyada, 22/05/2013 tarihli yapı tatil zaptı ile, sanığın yığma taş duvar ile tek katlı olarak yapılmış çatısı kaplanmış, doğramaları takılmamış durumda iki adet bina ve subasman duvarları örülmüş içerisi toprakla doldurulmuş vaziyette bir bina yaptığının tespit edildiği, buna istinaden 11/03/2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, iddianame kabul tarihinin 18/03/2014 olduğu, temyize konu dosyada ise 07/03/2014 tarihli rapor ile aynı yerde yeni bir inşai faaliyet olduğunun tespit edildiği ve buna istinaden 26/11/2014 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, yargılama aşamasında mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen 20/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda daha önce yargılaması yapılan yığma taş malzemeden oluşan binalarda tüm işçiliklerin bitirildiği ve ikamet edildiği, daha önceki subasman duvarları örülmüş fakat tamamlanmamış halde bulunan yapının ise tek katlı olarak yığma taş malzemeden tamamlanmış ve yapının üzerinin çelik konstrüksiyon ile örtülü olduğu, çatı örtüsü olarak kiremit kullanıldığı, tamamlandığı ancak işçiliklerinin henüz bitmediği ve kullanılmadığının tespit edildiği, aynı taşınmaz üzerinde, iddianamenin kabulü tarihine kadar gerçekleşen her bir izinsiz inşai müdahalenin, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilmesi ve TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği dikkate alınarak" gerekçeleriyle sanığın zincirleme şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verdiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Zamanaşımını en son kesen işlemin 09.03.2015 tarihli sanık sorgusu olduğu ve hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu belirlenmekle, Tebliğnamedeki düşme görüşüne iştirak edilmemiştir. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "07.03.2014" yerine "09.05.2014" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulunun 26.04.2022 tarihli ve 2021/10-248E. , 2022/296K. sayılı ilamında," 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafinin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK'nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır." tespitlerine yer verildiği, bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece sanık adına çıkartılan davetiyenin iade olduğu da dikkate alındığında, hükmün sanık aleyhine bozulması halinde sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafisinin dinlenilmesi ile yetinilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Fethiye 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3972, K. 2025/1856, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3972-e-2025-1856-k-ab1cc3868d14