Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2967 E. 2024/75 K. – Trafik Güvenliğini
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2967
- Karar No
- 2024/75
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli ve 2020/11007 soruşturma, 2020/3155 esas, 2020/508 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1.200,00 TL adlî para cezası cezalandırılmasına dair Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2020 tarihli ve 2020/794 esas, 2020/791 sayılı kararının, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11/10/2021 tarihli ve 2021/2024 esas, 2021/6715 karar sayılı ilâmı ile kanun yararına bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda sanığın gelecekte yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından, Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2022 tarihli ve 2022/209 esas, 2022/235 karar sayılı kararı ile anılan talepnamenin iadesine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15/02/2023 tarihli ve 94660652-105-17-14149-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/23029 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/23029 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda sanığın gelecekte yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından iadesine karar verilmiş ise de, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli seri muhakeme bilgilendirme tutanağı ile seri muhakeme teklif ve kabul tutanaklarının usulüne ve mevzuat hükümleri kapsamına uygun olduğu, Mahkemesince seri muhakeme usulüne uygun düzenlenen talepname kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/9, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 13 ve 14. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca inceleme yapılabileceği, bu incelemenin de takdir yetkisi dışında kalan, Kanun ve Yönetmelikte açıkça belirtilen hususlarla sınırlandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verme yetkisi ve takdirinin ise Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu haliyle değerlendirildiğinde Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinde olan bir durumun talepname düzenlenmesinin iade sebepleri arasında sayılmadığı gözetilmeden, talepnamenin iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/11007 soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelinin üzerine atılı suçun Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçunu oluşturduğundan şüphelinin kabulü üzerine seri muhakeme usulü uygulanarak netice olarak şüpheliye Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan 1 ay 15 gün hapis cezası verilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek Talepname düzenlendiği ve dosyanın Seri Muhakeme Usulüne bakmakla görevli Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesi 2020/794 E sayılı dosyasında Seri Muhakeme İnceleme Tutanağında, talepnamede belirtildiği şekilde 1 ay 15 gün hapis ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, ancak mahkemece gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın TCK 179/2, 50/1-a, 52/1, 2-4 ve CMK 250/4 maddeleri uyarınca neticeten 1.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, Seri Mukakeme İnceleme Tutanağı ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana geldiğinden 16.02.2021 tarihinde Kanun Yararına Bozma Yoluna gidildiği, Dairemizin 11.10.2021 tarih ve 2021/2024 E, 2021/6715 K sayılı ilamı ile "Trafik güvenliğini tehlike sokma suçundan sanık ... hakkında düzenlenen talepnamenin kabulü ile; mahkemece seri muhakeme usulü inceleme tutanağında, sanığın TCK'nın 179/2 ve CMK'nın 250/4. maddeleri uyarınca neticeten 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığın TCK'nın 179/2, 50/1-a, 52/1-2-4 ve CMK'nın 250/4 maddeleri uyarınca neticeten 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmesinde isabet görülmemiş olup, Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2020 tarihli ve 2020/794 esas, 2020/791 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak kanun yararına bozulmasına" karar verildiği, Kanun yararına bozma sonucu Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/209 E ve 17/02/2022 tarihli kararında bu defa "Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde; sanığın adli sicil kaydına esas kasıtlı suçlardan bir kısmı infaz edilmiş hapis cezalarına dair mahkumiyet hükümlerinin bulunduğu görülmekle, sanık hakkında Mahkememizce hükmolunacak hapis cezasına dair mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması durumunda sanığın gelecekte yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizce olumlu kanaate varılmadığından, talepnamenin Seri Muhakeme Usulü Yönetmeliğinin 13/2-c maddesi uyarınca Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına eksikliklerin giderilmesi amacıyla gönderilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrasında yer alan “Cumhuriyet Savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkarasında yer alan, “Cumhuriyet Savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.” şeklindeki, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan, “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.” şeklindeki, anılan maddenin 14. fıkrasında yer alan, "Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet Savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.” şeklindeki, keza Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 8. maddesindeki ''Cumhuriyet Savcısı seri muhakeme usulüne tabi bir suçun işlendiği izlenimi veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Soruşturma konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması Cumhuriyet Savcısının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz'' ve anılan Yönetmeliğin 14. maddesindeki "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250.maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında; somut olayda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda sanığın gelecekte yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından iadesine karar verilmiş ise de, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/11/2020 tarihli seri muhakeme bilgilendirme tutanağı ile seri muhakeme teklif ve kabul tutanaklarının usulüne ve mevzuat hükümleri kapsamına uygun olduğu, Mahkemesince seri muhakeme usulüne uygun düzenlenen talepname kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/9, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 13 ve 14. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca inceleme yapılabileceği, bu incelemenin de takdir yetkisi dışında kalan, Kanun ve Yönetmelikte açıkça belirtilen hususlarla sınırlandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verme yetkisi ve takdirinin ise Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu haliyle değerlendirildiğinde Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinde olan bir durumun talepname düzenlenmesinin iade sebepleri arasında sayılmadığı gözetilmeden, talepnamenin iadesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2022 tarihli ve 2022/209 esas, 2022/235 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.