Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2167 E. 2024/391 K. – Başkalarına Ait

Konu: Başkalarına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2167
Karar No
2024/391
Karar Tarihi
Konu
Başkalarına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3922 E., 2022/2477 K. SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; uygulanan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan dava açılmıştır. 2. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesine yalan beyan suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ''Dosyaya konu olay tarihinde sanık ...'nin hırsızlık eyleminden sonra kolluk tarafından yakalanması sonrasında üzerinde kimlik bulunmaması nedeniyle kendisini ... olarak tanıtıp, 03.12.2018 tarihli yakalama tutanağına ... adıyla imza attığı, ancak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında gerçekte ... isminde bir kişinin olup olmadığı hakkında bir araştırma yapılmadığı gibi ... isimli kişinin gerçek kişi olup olmadığının dosya kapsamından da anlaşılamaması karşısında, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2018 tarihli kararı ile sanığın başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf olunmadığından ve kazanılmış hakkı bulunduğundan, 2 ay 15 gün hapis cezası verilmiştir. 5. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanık hakkında verilen hükmün 4 üncü bendindeki "sanığın neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine; "sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına," ibaresinin eklenmesi, sanık hakkında verilen hükümde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen hükmün 9 uncu bendi hükümden çıkartılarak, yerine; "Sanığın Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/907 Esas ve 2013/342 Karar sayılı ilamında kasten yaralama suçundan aldığı 1 yıl 6 ay hapis cezası ile mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," bendinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine, bu suretle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine...'' karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın gece vakti adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunu işlerken kolluk görevlilerince yakalanması üzerine sanığın, ... isimli şahsın kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle üzerine atılı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanığın kimliğini "..." olarak tanıttığı kişinin gerçekte var olan bir kişi olduğu ancak bu kişi hakkında herhengi bir soruşturmanın bulunmadığı bu haliyle sanığın eylemi resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna temas ettiği nazara alındığında sanığın eylemi resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan olduğu anlaşılmış sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, istinaf edilmesi üzerine bozma ilamı doğrultusunda sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira eyleminden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; Dairenin bozma kararından önce verilen ve sanık müdafisi tarafından lehe istinaf edilen 26.12.2018 tarihli kararda, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bozma sonrası verilen kararda önceki cezadan fazla cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında verilen 10 ay hapis cezasının, kazanılmış hakka konu olan 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve birinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında ikinci kez mükerrir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinin, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla; Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakame usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakame usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakame usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2167, K. 2024/391, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2167-e-2024-391-k-226a70f2fa13