Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/294 E. 2023/5871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/294
- Karar No
- 2023/5871
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2022/457 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen 28.02.2022 tarihli bozma kararı üzerine; İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek dosyanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz kanun yoluna gönderilmesi gerekirken, istinaf kanun yoluna gönderildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/3461 Esas, 2022/3169 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine iade edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/903 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek dosya Dairemize gönderilmiş ise de; Dairemizin 28.02.2022 tarihli bozma kararı üzerine verilen 28.06.2022 tarihli hükmün temyiz kanun yoluna tabi olması nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/3461 Esas, 2022/3169 Karar ve İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/903 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirlenmiştir. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/457 Karar sayılı hükmünün; 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi ve gerekçeli kararın tebliği üzerine davalı vekilinin katılma yollu temyizi nedeniyle temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 19.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; öğretmen olan müvekkilinin Fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.06.2017 ile 27.12.2017 tarihleri arasında 6 ay 21 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını,07.02.2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiğini, 12.01.2018 tarihinde görevine iade edildiğini belirterek haksız gözaltı ve tutukluluk için 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili 15.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/354 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/4600 Esas, 2019/1051 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/4600 Esas, 2019/1051 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/6648 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararı ile "... İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli cevabi yazısında, davacı hakkındaki tazminata esas karara yönelik olarak sanık müdafii tarafından vekalet ücretine yönelik olarak istinaf talebinden bulunulması nedeniyle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğinin bildirilmesi karşısında davacı hakkında beraat kararının kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilerek, davacı hakkındaki karara yönelik yapılan istinaf talebinin sonucunun araştırılması ve beraat kararının kesinlemiş olduğu tespit edilmesi durumunda; 31.07.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 25.07.2018 tarihli, 7145 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değişik 1.2.2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “... kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmünün kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı tazminat talebinde bulunulamayacağına ilişkin olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 141 - 144 maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarını kapsamadığı dikkate alınarak davacının tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin esas hakkında karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı itibariyle uygulama alanı bulunmayan 7145 sayılı Kanun gereğince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,..." nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. karar verilmiştir. 6.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 9.407.10 TL maddi, 23.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen. 14.01.2023 tarihli ve 12-2022/161009 sayılı hükmün maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesi ile bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz isteği; ceza yargılaması sırasında avukata ödenen ücretin maddi tazminata dahil edilmesi ve hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, 2.Davalı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın reddi gerektiğine, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine; İlişkindir. III. DAVA KONUSU Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, davacının Fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.06.2017 - 27.12.2017 tarihleri arasında 204 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama üzerinde beraatine karar verildiği, kararın 04.12.2018 tarihinde kesinleştiği ve tazminat şartlarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 9.407,10 TL maddi, 23.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Davalı Vekilinin Davanın Reddi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas – 2018/84 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.06.2017 – 27.12.2017 tarihleri arasında 204 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.12.2018 tarihinde kesinleştiği, 19.07.2018 tarihinden açılan davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı ve aynı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2.Davalı Vekilinin Reddedilen Miktar Üzerinden Karşı Vekalet Ücretine Hükmedilme Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. 3.Davalı Vekilinin Ve Davacı Vekilinin Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Ve Bu Hususa İlişkin Tebliğname Yönünden; Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiş olup bu hususta eksik belirlendiği gerekçesi ile bozma isteyen Tebliğnameye iştirak edilmemiştir. 4.Davacı Vekilinin Ceza Yargılaması Sırasında Avukata Ödenen Vekalet Ücretinin Maddi Tazminata Dahil Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesi hukuka aykırı görülmemiştir. 5. Davalı vekilinin Maddi Tazminat Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 07.02.2017 tarihinde ihraç edilen davacının 12.01.2018 tarihinde göre iade edildiğinin ve eksik ödenen maaşının kendisine ödendiğinin bildirildiği ve davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle maddi zararın bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin (1) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davacının maddi tazminat talebinin reddine” ibaresinin, düzeltme nedeniyle değişen tazminat miktarına göre dava vekalet ücretine ilişkin (4) numaralı bendinde yer alan "5.100,00" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "3.450,00" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.