Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2708 E. 2025/3986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2708
- Karar No
- 2025/3986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2375 E., 2022/3464 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 , 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, suça konu binanın tamamen yıkılıp ortadan kaldırıldığına, suça konu alanın sit alanı olmaktan çıktığına, teşdit gerekçesinin yerinde olmadığına, sanık hakkında yerinde olmayan tespitlerle lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Sanığın savunması ve belediye başkanlığı, çevre ve şehircilik il müdürlüğü, İzmir Kültür varlıklarını koruma birinci kurulunun yazı cevaplarını içeriğine göre yapılan binanın sanık tarafından yıkılıp tamamen ortadan kaldırıldığı, suça konu yerin doğal sit alanı olmakta çıkarıldığı, (tabiat varlıklarını koruma genel müdürlüğünün teklifi ve 20.01.2021 tarihli Çevre Şehircilik bakanı onayı ile), bu hali ile suça konu binanın yıkıldığı gibi, suça konu binanın yapıldığı alanın doğal sit alanı olmaktan çıkarıldığı, 2863 sayılı Yasa kapsamında tespit ve tescili yapılmış herhangi bir arkeolojik, kentsel, doğal ya da tarihi sit alanı içerisinde kalmadığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı değerlendirilerek CMK 223/2a maddesi gereğince beraat karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; Öncesi İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16/05/2003 gün ve 10553 sayılı kararı ile I.Derece Doğal sit iken 07/02/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 21/01/2021 tarih ve 137418 Sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlık Makam Oluru ile tescil edilen Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında kalan, mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı İzmir Bornova İlçesi Yaka Mahallesi 151 Ada 3 numaralı parselde, sanık tarafından tek katlı 371,25 metrekare büyüklüğünde ruhsatsız ve herhangi bir izin alınmadan betonarme bina inşa edilmesi üzerine Bornova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından 27/11/2018 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlendiği, ayrıca sanık tarafından sonradan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16.maddesi gereğince sunulan yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, yargılama devam ederken sanığın binayı yıkarak imalatı kaldırdığı, sanığın savunmasında davaya konu yerin sit alanında olduğunu bilmediğini savunduğu, ancak yukarıda bahsedilen sit kararlarının yöntemine uygun ilan edildiği gibi, taşınmazın tapu kaydında da sit şerhinin yer aldığı, kaldı ki taşınmazın Maliye Hazinesine ait olduğu dikkate alındığında hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda alanın sit olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, noterden alınan muvafakatname ile işlem yapmasının ya da imalatı sonradan ortadan kaldırmasının sonuca etkili olmayacağı kabul edilerek, atılı suçu işlediği görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında doğal sit alanı içerisine izinsiz olarak zemin kat inşaatı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, 31.05.2021 tarihli Bornova Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü yazısı ile , sanık tarafından yapılan kaçak inşaatın ilgileri tarafından yıkılmış olduğunun bildirilmesi karşısında; mahallinde, inşaat ve bağımsız arkeolog bilirkişisi refakate alınmak suretiyle keşif icra edilerek, dava konusu müdahalelerin kaldırılıp kaldırılmadığı, müdahaleler neticesinde doğal sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde tespiti ile uygun hale getirilmesi ve zarar meydana gelmemiş olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.