Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2523 E. 2026/6874 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2523
- Karar No
- 2026/6874
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4282 E. 2022/1863 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 10.02.2020 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin müvekkili hakkında ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden yürütülen soruşturma kapsamında riayet edilmesi gereken usul kurallarına riayet edilmediği, Masak raporu aldırılmadığı, yakınlarından mal bildirimi beyanında bulunmaları istenmediği gerekçesiyle CMK'nın 141/3. maddesi uyarınca 3.563.174,00 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında yürütülen soruşturmanın usul kurallarına riayet edilmeden tamamlandığına, müvekkilin tarafından imzalanan sözleşmenin soruşturma nedeniyle feshedilmesi nedeniyle maddi zarara uğradığına, Cumhuriyet savcısının soruşturmadaki eksiklikler bakımından sorumlu olması için özel kast ile hareket etmesi gerekmediğine, tazminata hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri;vekalet ücretinin eksik hesaplandığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, "...Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/583 E., ve 2019/138 K. sayılı kararı kapsamında davacı hakkında gözaltı veya tutukluluğa ilişkin koruma tedbiri uygulanmadığı, ayrıca dava dilekçesinde tazminata konu olarak belirtilen hususlar ve iddianame, tazminat konu işlem yönünden Cumhuriyet savcısının özel kastla hareket edip kişilerin zarara uğramasına neden olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, Cumhuriyet savcılığınca yapılan görevin doğal sonucu olarak 5271 sayılı CMK.nun 170 ve devamı maddelerince davacı hakkında kamu davasının açıldığı, mahkeme tarafından da iddianameninde kabul edilerek yargılamanın yapıldığı, bu şekilde somut olayda tazminat isteme şartlarının oluşmadığı " gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davalı lehine eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 6.810,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.