Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/8072 E. 2026/11949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/8072
- Karar No
- 2026/11949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4467 E., 2025/3156 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
UYAP üzerinden yapılan incelemede katılan vekilinin yokluğunda verilen kararın katılan vekiline 28.01.2026 da tebliğ edildiği, katılan vekilinin süresi içerisinde 11.02.2026 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu nazara alındığında Tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır. I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/4467 Esas, 2025/3156 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesinde ''Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.'' hükmüne yer verildiği, dolayısıyla sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/44 67... /3156 Karar sayılı bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 284/1 ve 286/1. maddeleri uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen bozma kararına yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/4467 Esas, 2025/3156 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesi uyarınca; "on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, "sanık ...’ın da diğer sanıklarla birlikte mukayeseye esas fotoğrafları ile olay yeri kamera görüntüleri arasında karşılaştırmaya tabi tutulması, olası çelişkilerin bu şekilde giderilmesi aksi hâlde, delillerin eksik değerlendirilmesi suretiyle eksik incelemeye dayalı bir yargılama yapıldığına, sanığın suç işleme biçimindeki süreklilik, yöntemsel benzerlikler, önceki yargılamalar ve somut deliller birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen eyleme iştirak ettiği yönünde kuvvetli kanaat oluştuğu hâlde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken beraatine karar verilmesine, üst sınırdan ve takdiri indirimsiz olarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 90. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.