Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2270 E. 2026/4589 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2270
Karar No
2026/4589
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/956 E., 2022/1707 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 53/6. maddeleri gereği 12.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline ve 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi; kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olan sanık hakkında üst sınırdan ceza verilerek, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sanığın motosiklet ile dikkatli ve kurallara riayet etmek suretiyle seyri esnasında meydana gelen kazada kusursuz, yayanın ise asli kusurlu olduğu nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.11.2017 tarihinde saat 13.45 sıralarında, gündüz vakti, havanın açık, tek yönlü, trafiğe açık parke taş kaplama yolun ıslak, yol şerit çizgileri bulunmayan, yatay güzergah düz, düşey güzergah eğimsiz, azami hız sınırı 50 km/s olan meskun mahalde sanık ...'ün, sevk ve idaresindeki 01... plakalı motosikletin ön kısımlarıyla yaya ...'e çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, yaya ...'in öldüğü olayda; dosyadaki raporlar arasındaki çelişki nedeniyle aldırılan 20.01.2020 tarihli Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna göre 1. ihtimalde; kazanın sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya çarpmasıyla meydana geldiğinin kabulü halinde sanığın tali kusurlu; ölen yayanın ise asli kusurlu olduğu; 2. ihtimalde; kazanın sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile yol kenarında yürümekte olan yayaya çarpmasıyla meydana geldiğinin kabulü halinde; sanığın asli kusurlu; ölen yayanın ise tali kusurlu olduğu tespit edilerek İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, olayın 1. ihtimalde belirtilen şekilde gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle tali kusurlu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, olayın 20.01.2020 tarihli Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun 2. ihtimalinde belirtilen şekilde gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle asli kusurlu sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Dosya arasında bulunan CD kayıtları, kaza tespit tutanağı, 14.12.2017 tarihli bilirkişi raporu, keşif üzerine düzenlenen 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ve 20.01.2020 tarihli Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 07.11.2017 tarihinde sanık ...'ün, sevk ve idaresindeki 01... plakalı motosikletin meskun mahalde seyri sırasında karşıdan karşıya geçiş yapan yaya ...'e çarpması neticesinde meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, ölen yayanın asli kusurlu; sanığın ise tali kusurlu olduğu tespit edilerek tali kusurlu sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile yol kenarında yürümekte olan yaya ...'e çarptığı kabul edilmek suretiyle asli kusurlu kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,

2.Sanığın yargılamaya konu kazayı idaresindeki motosiklet yaptığı göz önüne alındığında Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca motosiklet kullanacaklara verilen (A2) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine, 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2270, K. 2026/4589, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-2270-e-2026-4589-k-a100c2318d73