Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1846 E. 2023/6046 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükûnunu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1846
Karar No
2023/6046
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükûnunu Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/215 E., 2015/763 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/763 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.12.2020 tarihli ve 2016/28129 sayılı, basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/763 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1846, K. 2023/6046, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-1846-e-2023-6046-k-e89af781efd1